İyileşmek yeniden bir bütünlük arayışıdır, yara aldığım yerden eksilirim ama iyileştikçe bütüne geri döner, eksiği bir anlam duygusuyla telafi ederek yerine koyarım.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
geceleri bir çarpıntı duyarsan
telâş telâş yağmurdan kaçıyorum
sarayburnu’ndan geçiyorum
akşamsa eylülse ıslanmışsam
beni görsen belki anlayamazsın
içlenir gizli gizli ağlarsın
eğer ben yalnızsam yanılmışsam
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur götürecek yoksa beni.
Atilla İlhan
Hz.Ömer(ra) anlatıyor; “Resulullah(sav) bana buyurdu ki;
“Ey Hattab’ın oğlu! Şu duayı yap: “Allah’ım! İçimi dışımdan daha hayırlı yap ve dışımı da ıslah eyle!”
İnsana düşen görev; kendisini Allah karşısında kusurlu, hatalı, eksik bilmesi, yaptığı yanlışları görerek kabullenmesi, kendi günahlarına odaklanması, işlediği kötülüklerin farkında olmasıdır. Bir yandan kusur ve eksikliklerini yoğun bir şekilde düşünürken diğer yandan teselliyi gaflete dalmakta değil, tövbe ve istiğfarda bulunmasıdır.
Beşeriyetin ve kulluğun bir gereği ve gerçeği olarak kendini kusurlu ve noksan görmesi, ilahi affın kıblesine bu farkındalıkla yönelmesidir. (İnsan böyle yaparsa nefsindeki enaniyet ve kibir putlarını da kırmış olur.)