Sinem Çay

Sinem Çay
@sinemcay
İngiliz Dili ve Edebiyatı
İstanbul
Istanbul
32 okur puanı
Nisan 2021 tarihinde katıldı
Hayır,Drogo fiziksel olarak çökmemişti,eğer yeniden ata binmek ya da merdivenleri hızla çıkmak istese,bunu pekâlâ yapabilirdi ama önemli olan bu değildi. Önemli olan,böyle bir şeye hiç heves etmemesiydi.
Sayfa 199 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Dünya Klasikleri
Reklam
Fışkıran suyu titreten rüzgar,yankıların gizemli oynaşması,suyun çarptığı taşların çıkardığı değişik sesler,sürekli konuşan bir insan sesi oluşturuyordu:Bizim yaşamımıza değin sözler söylüyordu,hep anlayacak gibi olup bir türlü seçemediğimiz sözlerdi bunlar.
Sayfa 77 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Dünya Klasikleri
Drogo,zamanın ne olduğundan habersizdi. Önünde tanrılar gibi,yüzlerce gençlik yılı olsa dahi,ona düşen pay hep küçücük olacaktı. Oysa,onun önünde,tersine,basit ve sıradan bir yaşam,cimrice verilmiş bir armağan gibi,yılları parmakla sayılabilecek ve insan tanıyana kadar eriyip gidecek küçücük insani bir gençlik vardı.
Sayfa 75 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Dünya Klasikleri
İnsanlar, "şu nehri aştıktan sonra on kilometre daha gidince varırsın" diyeceklerdir. Ama buna karşılık yol hiç bitmeyecektir,günler gitgide daha da kısalacak,yol arkadaşları seyrekleşecek,camlarda hareketsiz,donuk,kafalarını sallayan suratlar görünecektir. Bu,Drogo yapayalnız kalıncaya ve ufukta ölçüsüz,hareketsiz ve kurşun rengi bir denizin çizgisi belirene kadar böyle sürecektir.
Sayfa 50 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Dünya Klasikleri
Bir noktada,belki de içgüdüsel olarak,insan geri döner ve arkasındaki bir kapının kapanarak dönüşü olanaksız kıldığını fark eder.İşte o zaman,bir şeylerin değişmiş olduğunun ayırdına varırız,güneş eskisi gibi kıpırtısız değildir,hızla hareket etmektedir;ne yazık ki,henüz bakmaya bile fırsat bulamadan,onun ufkun ucuna doğru hızla kaydığını,bulutların da gökyüzündeki mavi koylarda hareketsiz durmadığını,birbirlerinin üzerine çıkarak kaçtıklarını,iyice acele ettiklerini görürüz;zamanın geçtiğini ve günü gelince yolun zorunlu olarak son bulacağını anlarız.
Sayfa 49 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Dünya Klasikleri
Reklam