Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Biliyorum. Sanati hassas bir ruhun oldugu için sevdigini zannediyorsun. Ancak hassas ruhlu olmak, yetersizlik hissini gururlu bir tepeden bakisa dönüstürme araci degil de nedir? Sanatin bir anlami oldugunu düsünüyorsun. Kendinin, benim gibi olmadigin düsunuyorsun. Sanatin dünyayi kurtarabilecegini zannediyorsun. Ben de öyle zannederdim.
edebiyat benim Kum havuzum. İçinde oyunlar oynuyor, kaleler, duvarlar inşaa ediyor, şahane zamanlar geçiriyorum. Beni asıl zorlayan oyun bahçesinin dışındaki dünya. Bu görünen dünyaya uysal ama geleneksel sayılmayacak şekilde uyum sagladim ki fazla sıkıntı çekmeden kitaplardan oluşan dünyama geri çekilebileyim. Aynı metafordan devam edersek eğer edebiyat benim kum havuzumsa, gerçek dünya da kum saatim- içimi gıdım gıdım tüketen bir kum saati. Edebiyat bana hayat veriyor, hayat beni öldürüyor.