Nedenini bilmeden kendini cok mutlu hissettigi günler oluyordu. Yasamaktan, nefes almaktan mutlu oluyordu böyle günlerde. Tüm varligi adeta gün isigiyla, renklerle, kokularla, güneyde geçen harika bir günün sicacik havasiyla bütünlesiyordu. Böyle zamanlarda tek basina, bilmedigi, yabanci yerlerde dolasmayi seviyordu. Düs kurup uyuyacak pek çok günesli köse kesfetmisti. Düs kurmak, yalniz olmak, rahatsiz edilmemek iyi geliyordu ona.
Nedensiz yere mutsuz oldugu günler vardi sonra; sevinmeye de, üzülmeye de degmezdi sanki hiçbir sey için, yasamak ya da ölmek fark etmezdi. Hayat tuhaf ve korkunc bir kargasa, insanlarsa kaçinilmaz yok olusa dogru körlemesine ilerlemeye ugrasan kurtçuklar gibi görünürdü gözüne. Böyle günlerde çalisamaz, kalp atislarini hizlandiracak düsler kurup içini isitamazdi.
Cocuklarina âsik, kocalarini taparcasina seven kadinlardi onlar; bireysel anlamda kendilerini yok etmeyi, kanatlanarak cocuklarina hizmet eden melekler olup cikmayi ayricalik sayiyorlardi.
Bütün hayatini dogdu dogali baskalarina hasretmis, feda etmis olan Seniha' ya hic kimsenin vermedigi sevgi ve himaye el'an ondan esirgenmiyor, yirmi yasinda bir delikanlinin katili oldugu biline biline esirgenmiyordu.