Sinem

Bazi ruhlar disbükeydir, baza ruhlar icbukey. Biz icbükey ruhlariz, babamla ben. Icimize dogru kapaniriz, istiridye gibi. içimizin tam ortasinda duran, patlamayan, patlayip da ortaliga saçilmayan, sacilip da herkesi kirletmeyen incimiz- cibanimiz kistlesir içimizde. Kistlesen bu inci-cibanimiz varligimizin özüdür, habis.
Reklam
belki kader denen şey. Hiç sevmedigi, içinde karanlık anlamlar bulduğu kelime, kader.
Sayfa 126
Bu, razi olmakti. Hayatin getirdiklerine razi olmak, onlarla oyalanmak, hatta bir tür tembellik. Uzun, yok edici bir tembellik. Bu insanlar neden muhafazakâr olmasinlar? Belki de sahiden mutluydular, küçük sehirleri asacak hayalleri yoktu, vardiysa da çoktan unutmuslardi.
Sayfa 25
Bütün bu sohbetler, meyve soyup yemeler, cay icmeler, vakitlice yatmalar, lavanta kokan carsaflar iyiydi, hostu. Ama mutlulugu andirmiyordu. Bunlarin adina dense dense huzur denirdi. Kisiliksiz, siradan bir huzur. Huzur böyle siradanlasinca bir degeri kalmiyordu.
Sayfa 23