Sıradan Okur

Sıradan Okur
@sinemiskamer
9/10
·352 syf.··
2019 4. kitabı
·
67 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2019 23:10
Of of of işte bu tam bir edebiyat şöleni, ağız köpürten bir keyif okuması çünkü her sayfasında okur bir savaşçı! Anlaması ne güç; ilk yüz sayfasında, sizi temin ederim ki, kitap akmayacak ama siz her ne hikmetse o yüz sayfa sabretmeyi göze alacaksınız. Yine sizi temin ederim ki ilk elli sayfa boyunca karakterlerin birbiriyle ilişkisini anlamayacak, şayet kitapla sessiz, sakin ve saygılı bir ilişki yerine kavgacı, tutkulu ve sert bir ilişki yaşamayı sevenlerdenseniz pek çok sayfasının ucunu bucağını kıvıracak, isimleri daire içine alacak, hatta ilk sayfasını açıp bir soy ağacı çıkarmayı bile düşüneceksiniz. Bildiğim tek bir şey varsa, o da bu kitabı okurken öyle gönlünüzce dalıp gidemeyeceğiniz, yorgun bir günün sonundaysanız kafanızı dağıtamayacağınız, yatağınızın yanında komidinininizin üzerinde gelişigüzel uzanmasına bakarak uykuya dalamayacağınızdır. Ona vaktinizi, sabrınızı verecek, onu düşünecek, onun yüzünden azap çekecek, ona hayran olacak ancak onu asla tam olarak elde edemeyeceksiniz çünkü bir yerlerde hep bir boşluk kalacak! Sevilen, gerçek bir trajedinin yazarın hayal gücüyle tamamlandığı, apaçık ve resmen büyülü gerçekçilik denebilecek - şu tacı alsak mı Marquez'in başından gayrı?- türde, kölelik diye söyleyip geçiverdiğimiz sözcüğün ya da olgunun ya da yaşanmışlığın, vahşetin, trajedinin, insanlık dramının, yok yok kesinlikle utancının, oluşturduğu arka planı romanın tüm planını oluşturabilecek kadar sağlam çizilmiş bir kitap. Düz bir zaman çizgisi yok, bir uzak, bir yakın geçmişte, bir bugünde, bir yazarın ağzında, bir Sethe'nin, bir Sevilen'in bir bakmışsınız sizin... Hiç bilindik değil, tanıdık bir anlatımı yok, bir de şiir gibi üstelik ama şiirselliğine kaptırıp ne konuyu ne karakterleri unutmuş. Karakterlerin hepsi gerçek, zaten yaşananlar tüm
Edebiyat
SevilenToni Morrison · Sel Yayınevi · 20231,938 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Tanrı, o ilk dinsel anlamını yitirmiş, biçimini değiştirmiş, insanlıktan uzak başarı kültürüne uyarlanmıştır. Son yıllarda dinsel alanda görülen yeniden canlanmada Tanrı inancı değiştirilmiş, insanı bu yarışmalı kavgada daha başarılı kılmak için ruhbilimsel bir araç durumuna sokulmuştur
Sayfa 100·Kitabı okudu
Günümüzde insanların mutluluğu "eğlenmek" tir. Eğlenmek, yutmanın, "almanın" verdiği doygunluğu getirir; güzel şeyler, güzel yerler, yiyecek, içecek, sigara, insanlar, konferanslar, kitaplar filmler, bütün bunlar yoğaltılır, yutulur.
Sayfa 84 - Payel Yayınevi·Kitabı okudu

Sıradan Okur

, bir kitap okudu
Puan vermedi·125 syf.·
22 saatte okudu
·
2019 7. kitabı
Erich Fromm
8.4/10 · 7,8bin okunma
3/10
·384 syf.··
2019 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2019 13:22
Yazara küstüm, dargın ve öfkeliyim. Bağır çağır kavga edelim istiyorum, ne açıklama yapabilir ki bana? Operadaki Hayalet dünyanın en güzel aşk romanı olabilirdi, ne var ki böylesi büyüleyici bir konu ancak böylesi mahvedilebilirdi! Yazar bizi anlattığı olayın gerçekliğine inandırmaya o kadar kafayı takmış ki, romanın bir operada ve 1800lerde geçiyor olmasının müthiş gotikliğinin, çirkinliği yüzünden annesi tarafından dahi dışlanmış oysa ki gelmiş geçmiş en iyi operacı olan hayaletin tutkulu aşkının, müzik meleğiyle sanatının doruklarına çıkan Christine'in sanat tutkusuyla dünyevi aşkı arasında gidiş gelişinin tadını çıkarmamıza müsade etmiyor bir türlü. Hiç gerek duymadığımız karakterleri getirip duruyor karşımıza, istiyor ki hikayenin geri kalanını komiser mösyö anlatsın, ya da araştırmacı gazetecinin bilmem hangi kaynakları kafamızda hiçbir şüphe bırakmasın. Yahu, biz zaten inanacaktık ki, öyle hazırdık yani ah yazar, sandığın kadar da sorgulamayacaktık üstelik acaba operadaki hayalet bir insan mı, gerçekten hayalet mi yoksa "the phantom of the opera is there, inside your mind" dediği gibi sözlerin, sadece Christine'in kafasında yarattığı bir düş mü diye. Ne vardı sanki operadaki hayaleti illa korkunç görünümlü bir "iskelet" olarak tanıtacak ve onu ucuz bir korku filminin düşük bütçeli hayaletine çevirecek? Biz zaten kabul edecektik onun bir takım insanüstü olayların müsebbibi olabileceğini, duvarların arasından geçen operadaki hayalet Erick olduğunu. Hem onu bize illa böyle tasvir edeceğim diye tutturmasaydın da, kitabın başlarında dokundurduğun gibi Christine'in her ne kadar Raul'e aşık olsa da opera hayaletini asla bırakamayacağına içlensek çok muydu? Ne diye esirgedin bunu bizden? Ne mükemmel olurdu Christine'in de için için hayaleti sevdiğine inansak ama
Edebiyat
Operadaki HayaletGaston Leroux · Martı Yayınları · 20143,808 okunma