Bir mahpusu dünya ile hiç alakası olmayan bir zindana kapamak ona en büyük iyiliği yapmaktır. Onu en çok yere vuran şey, Hürriyet’in elle tutulacak kadar yakınında bulunmak, aynı zamanda ondan ne kadar uzak olduğunu bilmektir. On adım ötede en büyük hürriyetlere götüren denizi dinlemek ve sonra aradaki kalın kale duvarlarına gözleri dikerek bakmaya , denizi yalnız muhayyilede görmeye mecbur kalmak az azap mıdır?
Can sıkıntısının başlangıç yeri duvar dipleri, çay ocakları, semt pazarları, hastaneler, ucuz pilavsızların önü, bitmeyen otobüs yolculukları, vapur iskeleleri ve şehir parklarındaki banklardır.
...
Can sıkıntısı gönülden gönüle yoldur, köprüdür, surattır, murattır, fıtrattır fakat teferruat hiç olmamıştır.
...
Canı sıkılmak bu sayfaya sığar da bir ömre sığmaz.