İnsanlardan yana beklentilerimizi yüksek tuttuğumuzda ve o beklentilere ayak uydurmayan kimselere rast geldiğimizde çektiğimiz acı lüzumsuz ve beyhudedir. Halbuki insanı -onun acizlik zayıflık ve vefasızlık gibi yönlerini baz alarak- yaslanılması makul olmayan “çürük bir tahta” olarak kabul etmek lazımdır. Arkasını insana dayayan biri, dayandığı kişiyle beraber devrilebilir.

Dünyevi mutluluk; uzun ömür, sağlık, zenginlik ve itibar gibi geçici nimetlerden meydana gelir. Uhrevi mutluluk maddeleri ise şunlardır: bitimsiz bir ömür, hiçbir zafiyet taşımayan zenginlik, daima var olacak bir şeref ve cehaletten arınmış bir ilim.
Bir şeye değer vermek, onu arzulamaktan veya şehvetle istemekten farklı bir şeydir. Bir şeyi bir an canınız çekip sonra hemen unutabilirsiniz. Fakat bir şeye bir an için değer veremezsiniz. Değer vermek, zamanla olan, hayatınızı
yaşama biçiminizin ve kimliğinizin parçası haline gelen -bir başka deyişle, bir nevi temiz kalpliliğe ulaştığınızda olan- bir şeydir. Bir şeye değer vermek, daima hayal kırıklığına uğrama veya büyük üzüntü yaşama riskini beraberinde getirir. Sevginin bir bedeli vardır. Bu riski göze almanın, dünyanın bazı alanlarının kontrolümüz dışında olduğunu kabul etmenin özgürleştirici bir tarafı vardır.