Sinem

Sinem
@sinemnazli
Okuduğum ve okumayı düşündüğüm kitapların kaydını tutmak amacıyla burdayım. Kendime arşiv olması icin okudugum kitaplara ait alıntılar ve incelemeler yazıyorum. — Mesaj atmayın —
8/10
·175 syf.··
2023 35. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2023 05:44
Tümüyle bir tesadüfün, yoksulluktan çıkış arayışı ile bu arayışı edebî bir deneyime dönüştürme çabasının ürünüdür ‘Insancıklar’ demiş kitabın çevirmeni. Dostoyevski’nin 23 yaşında yazdığı ve ünlü eleştirmen Belinski’nin, Dostoyevski için ilerde büyük yazar olacak dediği kitap. Yoksul Makar Alekseyeviç ile Varvara Alekseyevna arasında mektuplaşmalardan oluşuyor kitap. O dönem Rusya’sı ve yoksulluk üzerine çok iyi gözlem yapılarak yazılmış. İnsancıklar yani aşırı yoksul insanlar, öyle ki yoksullukları davranışlarına, yürüyüşlerine, oturuşlarına bile yansımış, her hareketlerinde diken üstündelik, sinmişlik var. Dostoyevski okumaya başlarken okunması gereken ilk kitap olarak tavsiye edilir.
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202377bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Mutlu azınlığa...
9/10
·210 syf.··
Beğendi
·
2023 33. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2023 20:46
Çin edebiyatından okuduğum ilk eser, okurken çok farklı bir tat aldım. Kırsalda yaşayan hem zenginliği hem yoksulluğun dibini yaşayan Fugui’nin dram dolu hikayesi. Sadece dram değil, bu dönem Çin’de Kültür Devriminin yaşandıgı ve Mao’nun başa geldiği dönem. Fugui ve ailesinin hayatı üzerinden halkın yaşayışı ve komün sistem hakkında da bilgi veriyor. Biraz tarih, bolca dram. İnsanı derinden sarsan, açlık, yaşam mücadelesi ve ölüm üzerine harika bir eser.
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,8bin okunma
8/10
·312 syf.··
2023 32. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2023 00:00
Finansal okuryazarlıga giden yolda başlangıç kitabı, hatta ne kadar gençken okusak o kadar iyi. Kitap ağır bir para politikası ya da borsa bilgisi içermiyor, temel seviyede para nasıl biriktirilir, kazancını katlayan veya kaybeden insanların davranışları arasındaki kıyaslama, bolca tavsiye ve günlük hayatın içinden kıyaslamalı örnekler var. Bazı genel tavsiyelere değinmek istiyorum. 1- İşler yolunda giderken alçakgönüllü, ters gittiğinde ise merhametli ve affedici olun. 2- Daha düşük ego, daha çok servet : “Para biriktirmek, egonuz ile geliriniz arasındaki mesafedir” demiş yazar. Servet, gelecekte daha fazla şeye / seçeneğe sahip olmak için bugün satın alabileceklerinizi baskılamaktır. 3- Paranızı geceleri iyi uyumanızı sağlayacak şekilde yöne­tin. : En önemli kurallardan biri. 4- Parayı kendi zamanınız üzerinde kontrolünüzün olması için kul­lanın. : Çünkü kendi zamanını kendin kontrol edebilmek = paranın getirdiği en yüksek kar payı = mutluluk. 5- Ya­pabileceğiniz en güçlü şey zaman ufkunuzu genişletmek­tir. : Bir şeyin olmasını hemen istemeyin, zamana yayın. Büyük hatalar da yapsanız zaman içinde o hatalar silikleşir. 6- Finans konusunda uç kararlar almaktan kaçının. 7- Başarının maliyetini tanımlayın ve onu ödemeye hazır olun. : Çünkü, değerli hiçbir şey bedava değildir. Arada kaybetseniz de bunu uzun dönem kazancınız için ödediğiniz bir maliyet olarak düşünün. Çok daha fazla hayatın içinden tavsiyeler vardı, ben çok beğendim. Herkese iyi okumalar.
Paranın PsikolojisiMorgan Housel · Scala Yayıncılık · 20242,767 okunma
Yokluktan var olmaya evrilmek, şahane bir kültürü bastan yaratmak mümkündür
9/10
·240 syf.··
2023 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2023 10:53
Mustafa Kemal Atatürk’ün herkesin okumasını önerdiği bir kitap. Yozlaşmış ya da henüz benliğini bulamamış bir toplumun yıllar içinde her açıdan mükemmel bir uygarlık kurabildiğini ve bunun nasıl yapıldığını anlatan kitap, daha doğrusu başyapıt. “Onun ahlakını kışla bozmuş”tan “Şu askerlik zamanın gelse de artık askere gitsen, asker ocağı seni yola getirir”e evrilen cümleler, iyileşen ahlaklar. Finler çok sevdikleri topraklarına “Suomi” derler. Suomi, bataklık arazi anla­mına gelirmiş. “İklimin kötü olduğu güneşli gün sayısı az olan, tarım arazisi az olan, maden kaynakların bulunmadığı bu çorak toprakta yapılabilecek tek şey milli kültür oluşturmaktır.” der halk öğretmeni Snelman ve ömrünü Suomi topraklarında kültür ve uygarlık inşaa etmeye adar. Her yere gider, konferanslar verir ve ülkenin aydınlarına ‘Millî düşünceyi geliştirmeye ve millî ruhu uyandırmaya mecbursunuz; halkın alt kesimlerini bilinçlendirmek sizin göreviniz, halka sağlıklı yaşamayı, beslenmeyi, adaleti ve hukuku, ahlakı, mutlu aile yapısı anlatın ve yol gösterin’ diye seslenir.(birebir sözleri değil, kısalttım) Ülkenin okumuşları da umut dolar ve Snelman’ın çağrısına karşılık verir. Zenginler bina ya da yüklü miktarda para bağışlar halk kütüphaneleri kurulması için. Doktorlar köy köy gezer, çoğu hasta olan köylüleri tedavi eder, konferanslar vererek bilgilendirir. Devlet inşaat malzemeleri gönderir ve işçiler uyguna çalışarak köylülere yaşanabilir, temiz ev yaparlar. Snelman, politikacılar ve aristokratların ‘halk fedakardır, gerekirse aç kalır, soğuktan donar ve yokluk içinde yaşar; ama asla şikâyet etmez, bunlara katlanmasını bi­lir.’ şeklindeki yorumlarından nefret ediyor ve bu söylemlere inanıp kendisine dayatılan bu mecburiyete tahammül ettiğinden dolayı halka kızıyor. Halkın düşünce
Edebiyat
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Kripto Basım Yayınevi · 2020125bin okunma
Sen öyle çağırmasan ben böyle gelmezdim.
9/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2023 27. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2023 05:57
Biri Trabzon’dan biri Tebriz’den akan iki deli ırmağın birleşmesinin hikayesi. Birleşene kadar ne çok yol alıyor bu ırmak: Trabzon-Tebriz-Tiflis-Bakü-Batum-Istanbul Setterhan, Zehra, Sofya, Azam, Piruz, İsmail ve büyükanne… Bütün kahramanlar ayrı ayrı derinliğe sahip, hepsinin hikayesi yoğun ve duygulu. Kitap sanki bize başka bir dünyadan sesleniyor, çok farklı havası var, etkilenmemek imkansız. Allahım ne çok acı var kitapta, çoğu yeri kalp ağrısıyla okudum. Balkan Harbi’nin ve 1. Cihan Harbi’nin yaşattığı acı, Rus ordusunun, çetecilerin yaşattığı acı, yitip giden gencecik fidanlarımız…Oyle acılar ki din,dil,ırk gözetmeden bütün masumların canını yakan, hayatlarını değiştiren. “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.” Setterhan ile Zehra’nın evlendiklerini biliyoruz ama kitabın başlarında Setterhan çok sevdiği Azam’la Taht-ı Süleyman’da mutluyken, burdan ayrılmayı düşünmezken acaba hayat beraberinde ne getirdi de Setterhan’ın yolu önce Batum’da Sofya ile sonra Trabzon’da Zehra ile birleşti, nasıl tanıştılar acaba diye merak ediyoruz. “Kaderin akıl almaz haritasında her şey sanki bu an için tanzim edilmiş. Balkan Harbi sanki bu iki çift gözün karşılaşması için çıkmış.” Şehirlerin ve tarihlerin anlatılışı da o kadar etkileyici ki seyahat edesiniz geliyor, mutlaka bir gün Tiflis, Bakü ve Tebriz’e gideceğim. Uzun süre etkisinden çıkılamayan bir kitap. Mutlaka okuyun, iyi okumalar
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534,1bin okunma