Mustafa Kemal Atatürk’ün herkesin okumasını önerdiği bir kitap.
Yozlaşmış ya da henüz benliğini bulamamış bir toplumun yıllar içinde her açıdan mükemmel bir uygarlık kurabildiğini ve bunun nasıl yapıldığını anlatan kitap, daha doğrusu başyapıt.
“Onun ahlakını kışla bozmuş”tan “Şu askerlik zamanın gelse de artık askere gitsen, asker ocağı seni yola getirir”e evrilen cümleler, iyileşen ahlaklar.
Finler çok sevdikleri topraklarına “Suomi” derler. Suomi, bataklık arazi anlamına gelirmiş. “İklimin kötü olduğu güneşli gün sayısı az olan, tarım arazisi az olan, maden kaynakların bulunmadığı bu çorak toprakta yapılabilecek tek şey milli kültür oluşturmaktır.” der halk öğretmeni Snelman ve ömrünü Suomi topraklarında kültür ve uygarlık inşaa etmeye adar. Her yere gider, konferanslar verir ve ülkenin aydınlarına ‘Millî düşünceyi geliştirmeye ve millî ruhu uyandırmaya mecbursunuz; halkın alt kesimlerini bilinçlendirmek sizin göreviniz, halka sağlıklı yaşamayı, beslenmeyi, adaleti ve hukuku, ahlakı, mutlu aile yapısı anlatın ve yol gösterin’ diye seslenir.(birebir sözleri değil, kısalttım) Ülkenin okumuşları da umut dolar ve Snelman’ın çağrısına karşılık verir.
Zenginler bina ya da yüklü miktarda para bağışlar halk kütüphaneleri kurulması için. Doktorlar köy köy gezer, çoğu hasta olan köylüleri tedavi eder, konferanslar vererek bilgilendirir. Devlet inşaat malzemeleri gönderir ve işçiler uyguna çalışarak köylülere yaşanabilir, temiz ev yaparlar.
Snelman, politikacılar ve aristokratların ‘halk fedakardır, gerekirse aç kalır, soğuktan donar ve yokluk içinde yaşar; ama asla şikâyet etmez, bunlara katlanmasını bilir.’ şeklindeki yorumlarından nefret ediyor ve bu söylemlere inanıp kendisine dayatılan bu mecburiyete tahammül ettiğinden dolayı halka kızıyor. Halkın düşünce