9/10
·94 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:00
Merhabalar,kitabı iki kısımda inceleyeceğim ilk yarı ve ikinci yarı şeklinde. !!!!!DİKKAT SPOİLER İÇERİR!!!!! lütfen ona göre okuyun. içerik hakkında baya bilgi içeriyor!!! Martı 1.yarı kitapla ilgili dikkatimi en çok çeken şey sıkışmışlık içerisinde olmasıydı. Herkesin kendince sorunları ve bunalımları vardı. Bu açıdan asıl sinirlendiğim nokta hiç kimsenin birbiriyle gerçekten iletişim kurmaya çalışmaması, çözmeye de çalışmaması. bana ciddi bir iletişimsizlik söz konusu olduğunu düşündürdü. Kitabın en başındaki Medvedenko ve Maşa'nın konuşmasından örnek verecek olursam: Medvedenko geçimden, yaşam şartlarından, daha çok maddiyat ağırlıklı şeylerden bahsediyorken Maşa ise "hayatımın yasını tutuyorum, mutsuzum" diyor. Aslında iki taraf da haklı ama iki taraf da bambaşka tellerden çalıyordu. Ayrıca konuşmak için konuşan, konuşmalarda sadece kendi kısmını bekleyen kişiler gibi geldiler. Yüzeysel karakterlere sahipmişler duygusunu hissettim. ​Treplev karakterini başta sevmiş gibiydim fakat ilerledikçe düşünce olarak uyuşmadığım bir karakter olduğuna karar verdim gibi. Başta eski olanı bırakıp yeniye yönelmesini oldukça atılgan ve cesur bir hareket olarak görürken son kısımlarda (Nina'yla Martı konuşmasında) bunu aslında kendisini, annesine ispat etme -sevgi- için bir araç gibi kullandığını düşünmeye başladım. Kendi çıkarları için yapıyor gibi bir his baskın hale geldi. Bu noktada onun samimi olup olmadığına karar veremedim. Arkadina'ya ise başta oldukça gıcık kaptım. Kendi bildiğini yapan ve okuyan baskın bir karakter vibe'ını verdi. Kendine güvenmesi ve daima mükemmele oynaması bir seviyeye kadar güzel gelirken o seviyeden sonrasında da kendi egosunun esiri haline düşmüş gibiydi. Onun da arka planda bir şeylerin bunalımında olduğu hissedilmekteydi. Son olarak 40-46.
Duygu ve Düşünce
MartıAnton Çehov · İş Bankası Kültür Yayınları · 201626,6bin okunma
9/10
ateş kadehi, 4. kitap. olayların iyice düğüm olduğu kitapta diyebiliriz tabi. harry, ron ve hermione'nin artık çocukluktan çıktığı bu kitap hikayeyi biraz daha derinlemesine ele alırken bir yandan da geliştiriyor. hep uzaklarda olan ve bi şekilde bir gün dönmesi beklenen "karanlık lord" çok dallı budaklı bir planla karşımızda. evet arkadaşlar, bu kitap düğümün düğüm olduğu, voldemort'un sahalara döndüğü o kitap. kitabı azıcık karakterler üzerinden ele almak istiyorum bu sefer çünkü zaten hikaye ortada. harry- istemediği ve asla heves etmediği bir turnuvaya katılmak zorunda bırakılıyor. ve harry bu kitapta oldukça aciz bırakılmış bir konumda. asla çözüm üretemiyor yarışma süresince. aslında kimse yardım etmese, ejderha gerçektende işini bitirebilirdi. ama yardım ettiler. herkes onu o kupaya taşımaya yemin etmiş gibiydi. ron: tam bir kıskançlık krizi geçiriyo bu kitapta. hem harrye karşı hemde hermione'ye karşı. duygularını tavanda yaşıyor. burnu da düşse almıyor. napalım, ergenliği en çok yaşayan ve ergen olduğu hissettirilen karakter kitapta. hermione: bildiğiniz gibi. kız hep akıllı ve hep haklı. ikizler: gelecek telaşına düştükleri bir kitap bu, ne yaparız, nasıl yaparız kurguları var hep arka planda. weasley ürünleri geliyorum diyor. sirius : gerçekten seri boyunca harry'nin maruz kaldığı tek aile duygusunu sağlayan karakter. onun için endişeleniyor. bilgi paylaşıyor, yönlendirmeye çalışıyor. kol kanat gerici bir vaftiz baba görüyoruz onda. baba sıcaklığına en yakın duygu sanırım, içimi ısıtan canım karakter. dumbledore: bi insan bu kadar mı sır küpü olur canım profesör. azıcık şu çocuğa durumları açıklasan keşke. yine sinir olduğumuz bir karakter bu kitapta da dumbledore eksik olmasın. deligöz moody: gerçeği ile tanışmayı ve tüm yıl dersleri gerçekten onun
Harry Potter ve Ateş KadehiJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 200136,2bin okunma
Reklam
10/10
·396 syf.··
2024 7. kitabı
serinin üçüncü kitabı olup, benim için en iyi bölümlerinden biridir. hikayenin gidişatını belirleyen bir kitap olma özelliği var. eğer bu kitabın sonu farklı olsaydı, kendisinden sonra yazılan 4 kitabın baştan aşağı değişmesi kaçınılmaz olurdu. o sebeple, sonun başlangıcına hoşgeldiniz diyip bol spoilerli yorumuma geçiyorum. harry'nin konuya biraz daha hakim olmaya başladığını görüyoruz bu kitapta. büyüyor efenim çocuk. onu adam yerine koyan insanlarla beraber olmaya başlıyor. özellikle lupin, ona güvenerek ve öğreterek iyi bir şeye ön ayak oluyor. sirius black'in varlığını öğrenmemiz ve kaotik durumundan haberdar olmamız da ayrıca kitabı güzelleştiren unsur. harry'nin aileye en yakın sahip olduğu kişi sirius. birden bire bir vaftiz babasının olduğunu öğrenmesi tabii ki muazzamdır onun için. keşke, suçundan aklayabilselerdi onu, hep bunu istiyorum bu kitabı okurken. bunların dışında, yine malfoy'a çok sinir oluyoruz. bu kitapta karakterinin pisliği daha da gün yüzüne çıkıyor sanki, ya da ben öyle düşünüyorum şahgaga'ya yapılanlar yüzünden. seride en çok sevdiğim 2. kuş şahgaga. hermione ise, gerçekten akıllı bir cadı. herkesin ona inanılmaz güven ve destek duyuyor olması ise takdire şayan. profesor trelawney'nin ise isabetli ikinci kehanetinin yer aldığı kitap. keşke ilkini de hiç söylemeseydi diyor insan ilerleyen kitaplarda gerçeği öğrendiğinde ya, şimdilik ilk kehaneti bilmiyormuş gibi devam edelim. dumbledore yine sinir bozucu derecede uzak duruyor harry'den. bu adamın bu mistik hallerini sevmiyorum. hep söylüyorum. neyse, peter pettigrew ise gerçek bir fare. kişiliğine göre animagus olmuş olması gerçekten büyünün trajik bir yanı sanıyorum.
Harry Potter ve Azkaban TutsağıJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları Yayınları · 202242,3bin okunma
10/10
en çok üzüldüğüm kitaptır harry potter serisinde. en uzun kitaptır aynı zamanda. ikinci kez okurken, bildiğim bir sonun hiç olmamasını istediğim için harry'ye çat pat yapıştırasım geldi çokluk. tamam evet, mr. weasley i kurtarılmasına vesile olmuş olabilirsin. neden hiç büyüklerine fırsat vermiyorsun birazda onlar işi götürsün değil mi? canım sirius senin yüzünden öldü al bakalım. kitabın direk finaline geçtim ama gerçekten, harry kadar bende bu gerçeği kabul edemiyorum. üstelik, sirius'un ona verdiği o aynayı bölüm sonu canavarı gibi en en sonda bulmuş olması, kalbimi çok kırıyor. eğer o paketi çok önceleri açmış olsaydı, şömineyi kullanmayacak, kreacher pisliğinin yalanına maruz kalmayacaktı. neyse sakinim.. bu kitap üzüntü ile kızgınlık arasında gidip gelen bir kitap bence. o yüzden en çok kızdığım kişi harry iken, ikincisi tabiki dumbledore. bu kadar uzak ve bilgisizce neden sonuç ilişkisi kurdurmadan yeniyetme bir çocuğa sadece denileni yap dersen, tabiki yapmaz. keşke azıcık anlatmış olsaydı, siriusta ölmezdi belki... ayrıca dumbledore, hala söylemediklerin var. hala bildiğin ama sakladığın şeyler var ve korkarım asla tam açık etmeyeceksin bunları. o kadar sinir bozucu ki..
Harry Potter ve Zümrüdüanka YoldaşlığıJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 201832,4bin okunma
Günadydındındındın
8/10
·104 syf.·
2026 89. kitabı
Cimri kitabını okurken bir yandan güldüm, bir yandan da “Bu kadar da olmaz!” dedim. Kitabın baş karakteri Harpagon, parayı o kadar çok seviyor ki sanki insanlarla değil, altınlarıyla duygusal bir ilişki yaşıyor. Kitap boyunca çocuklarının mutluluğunu, aşklarını ve hatta kendi itibarını bile para uğruna ikinci plana atıyor. Harpagon’un cimriliği bazen sinir bozucu olsa da çoğu zaman çok komik durumların ortaya çıkmasına neden oluyor. (Düğün yemeği verileceği diyaloglar mükemmeldi :)))))))) Özellikle para sandığı kaybolduğunda verdiği tepkiler beni en çok güldüren bölümlerden biri oldu. Kitabın en sevdiğim yanı, üzerinden yüzlerce yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ güncelliğini korumasıydı. Çünkü günümüzde de Harpagon’un modern versiyonlarına rastlamak mümkün. Molière, insanın para hırsını öyle güzel eleştirmiş ki hem eğleniyorsunuz hem de düşünüyorsunuz. Kısa ama keyifli bir klasik okumak isteyenlere tavsiye ederim. Kitabı bitirdiğimde aklımda tek bir soru kaldı: Harpagon günümüzde yaşasaydı telefonunu şarja takar mıydı? Puahahahahah Neyse Tiyatro diyalog seviyorsanız çok eğlenceli,şahsen sevmediğim halde çok çok eğlendim. :))))) Gittim beeennn
Alıntı
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202227,9bin okunma
Yorum
7/10
·352 syf.··
2026 32. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 03:44
tek solukta bitirilebilecek bir kitap, genel olarak begendim. sadece spoiler// kimsenin eylule tam anlamiyla inanmamasi ozellikle gokcenin incide bir sorun oldugunu bilmesine ragmen hic sorgulamadan eylulle gorusmek istemeden iletisimi kesmesi pek gercekci gelmedi. onun disinda incinin intikami vs gayet hakli bir sebebe dayandirilmis. kitap boyu da en kuruldugum insan emirdi. rezalet biri. irite ola ola okudum. eylulun tasviri maslak metro cikisi otoparkin onunden gecerken gordugum beyaz yakalilarin aynisiydi top 5 korku olayindandir misal. onun disinda sonunun asiri mindfck oldugunu dusunmuyorum o kadar olayla ugrasirsan tabii delirirsin yani. ki bence delilik noktasinda da degil sadece sinir yipranmasi falan aliskanlik olmustur 2 bardak cikarmak. yine de aklimizi kurcalamasi guzel bir detay olmus. spoiler sonu// yazarin okudugum 2. kitabi, on dun onceki kizin ustune cikabilecek bir calisma olabilecegini dusunmuyordum yine de bu eseri de yaklasti diyebiliriz.
Kusursuz YabancıSezin Karameşe · Ephesus Yayınları · 202633 okunma
Reklam
Reklam