9/10
·448 syf.··
2026 37. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 23:50
Merhaba Kitap dostlarım. 440 sayfalık bir Ellen Marie Wiseman kitabının sonuna geldim. Amerika'nın acımasız yüzünü ortaya seren bu kitabını da diğer kitapları gibi çok beğendim. Savaştan ailesini kurtarmak isteyen Lena, annesi, erkek kardeşi ve evlilik dışı çocuğuyla Amerika'ya yerleşmeye karar verir. Zorlu yolculuktan sonra Amerika'ya varan ailede sadece Lena ve kızı kabul edilir, annesi ve erkek kardeşi sınırdışı edilir.. bir ailenin yanına yerleşen Lena nın başından öyle şeyler geçer ki okurken üzülmemek mümkün değil.. Acaba Amerika ya hiç gelmese daha mı iyi olurdu dedirtiyor.. Ben kitabı çok beğendim. Bu tarz sevenlere tavsiye ederim. Kitapla kalın dostça kalın
Bize Yalan SöyledilerEllen Marie Wiseman · Arkadya Yayınları · 2025157 okunma
7/10
·352 syf.··
2026 12. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 11:56
1492 yılında İspanya kralı II. Ferdinand, faşizmin en belirgin örneklerinden birini göstererek tüm İspanya'yı Katolikleştirme gayesiyle ülkesindeki Yahudileri sınırdışı eder. Ülke toprakları içinde kalanların kaderi ise engizisyon tarafından kazıklarda yakılmak en hafifi olacak şekilde cezalandırılmaktır. Bu duruma sessiz kalmayan Osmanlı Hükümdarı II. Bayezid, ülkelerinden sürülen Yahudilere ve Endülüs'teki zulümlere daha fazla dayanamayan Müslümanlara kucak açar. Bir yandan Şah İsmail Erdebil'de yeni bir tehdit unsuru oluştururken diğer yandan şehzadeler Selim, Korkut ve Ahmet arasındaki çekişmelerle uğraşmaktadır Sultan Bayezid. Kardeşi Cem'e karşı yeniçerilerin desteğiyle tahta çıkan II. Bayezid'in, otuz bir yıllık saltanatı sonrası yine yeniçerilerin baskısıyla tahttan çekilmesi ve adım adım Şehzade Selim'in, Yavuz Sultan Selim namıyla tahta oturuşunun etrafında örülen roman, "öldürülmüş bütün şehzadelerin anısına" ithafıyla ayrıca dikkat çekiyor.
ŞehzadeHülya Baygın · İmleç Kitap · 20093 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
7/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2026 09:17
Leonardo Padura 1955 Havana doğumlu Kübalı yazar. Havana Üniversitesi Latin Edebiyatını bitirmiş Küba haricinde Avrupa ve Latin Amerika ülkelerinde 20 den fazla edebiyat ödülü kazanmıştır. Roman Fernando Terry adlı Küba’dan sınırdışı edilen çok başarılı Havana Üniversitesi mezunu baş karakter, bitirme tezi olarak Küba’da neredeyse kahraman olarak kabul edilen şair Jose Maria Heredia’nın kayıp olan “Hayatımın Romanı” adlı romanının peşine düşmek için 18 yıl sonra 1 aylığına Küba’ya geri döner. Romanın ana karakteri Jose Maria Heredia y Heredia gerçek bir kişi. 1803 - 1839 Heredia ile beraber yazar Kübanın İspanya sömürgesi olduğu yılları ve Şairi okura nefis bir şekilde tanıyor. Bende merak edip araştırdım. Heredia Tam bir bağımsızlık yanlısı, ve Halk kahramanı olarak kabul görüyor. Küba aşığı ve tam bir idealist. Kısacık ömrü köle tüccarlarıyla, şeker kamışı plantasyon sahibi aşırı zenginlerle, ülkeyi İspanya adına yöneten kukla diktatörlerle mücadeleyle geçiyor. Hep ezilenin yanında oluyor. Sonunda idam edilmemek için Kaçıyor ve yokluklar içinde ölüyor. ( roman harici değişik kanallardan araştırdım. Romanı anlatmış değilim ). Hayatımın romanı tavsiye olarak okuduğum yazarla ilk tanışma kitabı oldu benim için. Latin edebiyatını başta Mario Vargas Llosa olmak üzere çok severim. Padura’yı da çok beğendim ve çok severek okudum. Harika kurgu aşk, entrika, ihanet, Ana karakter olan Fernando Terry ve Jose Maria Heredia’nın yaşamındaki paralellik sanki paralel evren gibi müthiş yazmış. Kitap bitmeden yazarın ülkemizde yayınlanmış olan Sapkınlar ve en tanınmış kitabı olan Köpekleri Seven Adamı hemen aldım. Okumanızı tavsiye ederim. Değişik konu ve coğrafya meraklılarının severek okuyacağına eminim….
Hayatımın RomanıLeonardo Padura · Bilgi Yayınevi · 018 okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2026 2. kitabı
7/10 Heyelan sonucu yola savrulan bir iskeletin peşine düşen cinayet bürosu ekibi, muhtarı ve suçlu olabileceği iddiasıyla bir kaptanı sorgular ama elleri boş dönerler çünkü kaptanın kardeşi hayatta, kaptan onu öldürmemiştir, ellerinde kafasından vurulan bir ceset ile araştırmalara devam ederler. Fırtına yüzünden girdikleri bir fırında yaşlı bir kadın başkomiserin kafasını karıştırır çünkü kadın adamı tanıyordur hem de şuan onu iyileşmiş görecek kadar. Cinayetten uzaklaşıp bir çatışmaya gidiyorlar sorun çözülüyor fakat diyagları ülkenin teşkilatın gidişiyle alakalı derin hüzün içeriyor. "Suçla mücadele ediyorduk nelerin suç olduğu kimin suçlu olduğu yasalarla belirlenmiştir, neler yapabileceğimiz de yasalarla belirlenmişti. İşimizi yapmamız yeterliydi ama halimize bırakmıyorlardı ki siyasiler,yüz odakları,çıkar çevreleri her aşamada tepemizde bitiyor; bazen doğrudan bazen dolaylı müdahale etmeye çalışıyorlardı. Ne yasalar umurlarındaydı ve teşkilatın itibarı ne de adaletin gerçekleşmemiş olması." Eski ailesinin bir patlamada öldüğünü öğreniyoruz 7 yıl önce ve aracın patlaması sonucu meydana gelmiş, cinayet vakasının tam içinden. Hastanede kalmış şok ile tedavi edilmiş, unutmak iyileştirir diyor doktoru ama o iyileşmemiş hâlâ. Ağva'ya yıllar önce gitmiş o yüzden o bölgeye geldiğinde deja vu yaşamış ama işin en garip yanı bu değil iskeletin protezi bir özel harekat polisine ait yine 7 yıl önce yaşanmış bir sınırdışı operasyon sırasında patlama kaynaklı 4 şehit var. Kilometrelerce uzaktaki vücudu paramparça olan ceset nasıl İstanbul'dan çıkıyor ayrıca en en ilginç yanı ise cesedin diş protezinde silah parçası bizim komiserin silahından çıkmış yani ne kurgu gerçekten çok iyi. Nevzat geçmişini yardımcısı Aliye ve kriminolog Zeynepe anlatmıştı çünkü hatırlayamadığı sorguyu
1000Kitap
Yırtıcı Kuşlar ZamanıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202413,3bin okunma
10/10
·304 syf.··
2025 36. kitabı
Bütün mutlu aileler birbirine benzer.Her mutsuz ailenin ise kendine özgü bir mutsuzluğu vardır."(Tolstoy) Kitabın kalbi olduğunu düşündüğüm bir çok cümle olsa da yorumuma bu alıntı ile giriş yapmak istedim.Çünkü bu kitapta çok mutsuz bir aile ile kaybolan hayatlar anlatılıyor." Şavaklar " ailesi Türkçesi "Yanmışlar"... Bir ailenin kaderi ismine benzer mi benzer işte.Bu aile bir örneği.Bir ateş düştü mü , bu aileden geriye bir tek şey bırakıyor.Okuyabildiğimiz hikayeleri... Kitabın ana karakteri olarak kimi yazsam bilemedim her biri o kadar etkili ki sanki birini seçsem diğerine haksızlık olacak gibi. Paris'te geri gönderme merkezi müdürü olan Eleonore , bir gün avluda kendi halinde garip hareketler yapan bir kaçak fark eder.Çalışanlara sorduğunda bu kaçağını ne isminin ne ülkesinin bilinmediğini, bu nedenle sınırdışı edilemediğini , dilsiz ve meczup olduğunu öğrenir ve ona bir isim de takılmıştır merkezde: Suskun-84. Eleonore, kurallara bağlı disiplinli bir müdür olduğu için tez elden bu işe bir el atar.Bu kaçağın nereden geldiğini öğrenip onu derhal ülkesine postalayacaktır.Ama işler hiç de planladığı gibi olmaz. Kaçağın boynunda bir muska bu muskanın içinde ise bir yol duası ile bir küçük bellek bulunmaktadır.Bu bellek ile geçmişini , ailesini , sırlarını boynunda taşır Suskun-84.Daha sonra herkesin öğreneceği hikayesini... O kadar severek ve etkilenerek okudum ki anlatamam.Kitabın sonunda beni şaşırtacak bir şey bekliyordum ama tek bir cümle ile beni ağlatacağını bilemezdim. 1980 li yıllar Türkiyesini, bir hayali, uzakta kalmış geçmişi , savaşla geçmiş zamanı , dağılan bir aileyi ve paramparça olmuş bir ömrü okuyacağınız bu hikaye sonunda üzülmemek imkansız.Böyle bir hikayeyi aşk ve vefa ile birleştirerek yansıtan yazara ve güçlü kalemine hayran olmamak da
Onu Sevdiğim ZamanlarKemal Varol · Doğan Kitap · 20251,967 okunma
8/10
·432 syf.··
2025 4. kitabı
Bu tür kitapları yerden yere vurup sırf zevkime uymuyor diye düşük puan vermek bana pek mantıklı gelmiyor.Zaten türü ve tetikleyici unsurları baya gözümüze sokuluyor:)Biraz spoil verebilirim:)Gayet akıcı ve merak uyandırıcı bir konuya sahip ama etik değerleri baya sorgulamaya teşvik ediyor.Karakterlere bayılmadım ama Rika'nın güçlü duruşu hoşuma gitti.Ağlayıp sızlamak yerine olayların üstüne gitti.Ezik bir tip okumadık.Sorun olan,çok fazla affedici tarafının olması.3 yıl boyunca sana kin duyarak intikam planı yapıp bunu devreye sokan adamları neredeyse"sağolun ya hayatıma renk kattınız"demediği kaldı:)Kızı sürekli taciz edip sıkıştırdılar,evini yaktılar,annesini kaçırdılar,parasını çaldılar... '_' Son bir darbe ile Rika'yı tamamen çökertme planı ise mide bulandırıcıydı ama bütün gerçekler döküldü.Grubun ruhsuz şeytanı Damon dışında hepsi kendini sorguladı.Michael'in sana zarar vermelerine izin vermezdim demesi bana zerre geçmedi.Zaten herkesin "gerek var mıydı yahu"dediği malum sahneden sonra favori karakterler grubundan sınırdışı edildi-_-Kıyamam sana Kai:D Ölümüne kankilik durumu çok paylaşımcı bir boyutta haberiniz olsun.İlk defa hiç bir karakteri sevmedim ama yinede hikayelerini merak ettim.Kitap gerçekten tetikleyici ve bunu bilerek okuyun.En azından kitabın bir amacı vardı.
1000Kitap
Günaha DavetPenelope Douglas · Dex Kitap · 2023782 okunma