Belemir

Belemir
@sinirlibilim
Çağdaş insan işlerini hızla yapmazsa bir şey —zaman— yitirdiği kanısındadır, fakat kazandığında ne yapacağını bilemez o zamanı, öldürmekten başka yolu yoktur.
Sayfa 107·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Böylesi sevgi ve evlilik kavramında asıl önemli olan tek başına olmanın dayanılmaz duygusundan ka­çıp bir şeye sığınmaktır. İki kişi, dünyaya karşı bir tür ortaklık kurar ve bu iki ki­şilik bencilliğin sevgi olduğu yanılgısına düşülür.
Sayfa 89·Kitabı okudu
Sevme Sanatı-Erich Fromm
Geniş ölçüde merkezileşmiş işletmelerde yer alan katı iş­ bölümü, bireyin birey olma niteliğini yitirmesine ne­den olmakta onu makinenin bir parçası haline getir­mektedir. Çağdaş kapitalizmde insan, sorunu şöyle for­müle edilebilir: Çağdaş kapitalizm büyük sayılarla, uysallık içinde bir araya gelecek insanlara gereksinim duyar. Bunlar giderek artan bir şekilde tüketime yönelmeli, beğenileri kalıplaşmalı ve kolayca etkilenip yönlendirilmeli­dirler. Çağdaş kapitalizm kendini özgür ve bağımsız hisseden, hiçbir otoriteye ilkeye ya da özduyuya kul olmamış insanlara gereksinim duyar -ama bunların, buyruk almaya, kendilerinden isteneni yapmaya, top­lumsal mekanizmayla sürtüşmeden yaşamaya yatkın olmalarını ister. Öyle ki zor kullanmadan yönlendiril­meli, öndersiz yönetilmeli ve iyi ya da kötü bir ama­ca sahip olmadan çalıştırılmalıdırlar.
Sayfa 87·Kitabı okudu
Hint, Çin ve mistik görüşlerde kişinin dinsel gö­revi doğru düşünmek değil, doğru hareket etmek ve/veya Birle yoğun bir düşünce eyleminde olmaktır. Batı felsefesinin genel çizgisine göre doğru olan bunun zıddıdır. Son gerçeği doğru düşüncede bulması beklendiği için, doğru eylem önemini korumuş fakat en önemli yer doğru düşünceye verilmiştir. Dinin ev­riminde bu durum, dogmaların formulasyonuna, bu dogmatik formulasyonlar üzerine bitmez tükenmez tartışmalara ve «inançsızlara» ve kiliseye karşı çıkan­lara karşı bağışlamasız bir tavra yol açmıştır. Sonun­da dindar tavrın temeli «Tanrıya inanmak» olarak öne çıkmıştır. Düşünceye verilen önemin tarihsel olarak son de­rece önemli bir başka sonucu daha vardır. Gerçeğe düşüncede ulaşmak, sadece dogmaya değil aynı zamanda bilimin doğmasına da yol açmıştır.
Sayfa 82·Kitabı okudu