nisa

nisa
@sinitzel
Ölüm belki de bizim anladığımız gibi değildi. Yahut her insan ölüm sonrasında farklı bir varoluş haline erişiyordu; kimileri birkaç metrelik çukura hapsolurken kimileri de alabildiğine özgürleşiyordu. Hayatlar ne kadar farklıysa, ölüm sonrası da farklıydı.
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Şimdi duygularıma yenik düşmeden, geçmişi bir kenara bırakarak sakin kalmayı başarmalı ve yapmam gereken her neyse eksiksiz yerine getirmeliyim. Bu kez her şeyi düzeltebileceğime, karmaşık kader düğümünü çözebileceğime dair kalbimin tam orta yerinde sarsılmaz bir inanç taşıyorum. Geçmişimin, zayıflıklarımın, endişelerimin ve dışarıdakilerin bir kez daha ayak bağı olmasına izin vermeyeceğim. Sürekli sızlanan biri olmaktan nefret ediyorum.
Alıntı
Dünyevî yaşam süren insanların başka bakımdan bilgelerden geri kalır yanı yoktu; nasıl ki zorunlu olan şeyleri doğal olarak, şaşmadan yapan hayvanlar kimi anlarda insanlardan üstün görünebilirse, onlar da bilgelerden hayli üstündü.
Alıntı
Böyle bakılınca, böyle aramadan, böyle yalın, böyle çocuksu gözlerle bakılınca, güzeldi dünya. Ay ve yıldızlar güzeldi, güzeldi çay ve sahil, orman ve kaya, keçi ve gülböceği, çiçek ve kelebek güzeldi. Güzel ve iç açıcıydı dünyayı böyle gezip dolaşmak, böyle çocuksu, böyle uyanmış, çevresine karşı böyle kucak açarak, güvensizlikten böylesine uzak. Güneş insanın başını bir başka türlü yakıyor, ormanın gölgesi bir başka serinlik veriyordu; bir başkaydı çayın ve sarnıcın, bir başkasıydı kabağın ve muzun tadı. Gündüzler kısaydı, geceler kısa, her geçen saat denizde bir yelken gibi uçup gidiyordu altındaki tekne, hâznelerden geçilmeyen, haz ve zevklerden geçilmeyen br yelken gibi dolu dizgin.
Alıntı
Toprağa çiçek tohumları ekmekle kendimi gömmek arasında bir yerdeyim. Bir cinnetin kıyısında oturuyorum; gösterişli bir sunağın ortasındaki soğuk taşın üzerine, yeni bilenmiş keskin kılıçların ölümcül gölgelerinin hemen altına, yıllar içinde birikmiş pişmanlıklarımı yatırmakla kendi bedenimi yatırmak arasında bir yerde, kalabalığın birbirini zerre kadar umursamadığı arafta.