Böyle bakılınca, böyle aramadan, böyle yalın, böyle çocuksu gözlerle bakılınca, güzeldi dünya. Ay ve yıldızlar güzeldi, güzeldi çay ve sahil,
orman ve kaya, keçi ve gülböceği, çiçek ve kelebek güzeldi. Güzel ve iç açıcıydı dünyayı böyle gezip dolaşmak, böyle çocuksu, böyle uyanmış, çevresine karşı böyle kucak açarak, güvensizlikten böylesine uzak. Güneş insanın başını bir başka türlü yakıyor,
ormanın gölgesi bir başka serinlik veriyordu; bir başkaydı çayın ve sarnıcın, bir başkasıydı kabağın ve muzun tadı. Gündüzler kısaydı,
geceler kısa, her geçen saat denizde bir yelken gibi uçup gidiyordu altındaki tekne, hâznelerden geçilmeyen, haz ve zevklerden geçilmeyen br yelken gibi dolu dizgin.