Önce Jason'a sonra diz çömüs iki leoparadama baktım Bunu kelimelere dökmekten nefret ediyordum ama Jason haklıydı. "Nathaniel artık benim. O da koruyacağım insanlar listesinde. O benim ve hic kimse bana hesap verme den ona zarar veremez. Jason da benim. Hepiniz benim siniz ve benim olan hiçbir şeye, kimse zarar veremez. Buna izin yok."
"Siz bir kaşığa benzer-siniz, herkesin ağzına girersiniz. Bunün için midesi alan bir adam o kaşığı ağzına almaktan tiksinir.’’
Sayfa 41·Kitabı okuyor
Reklam
Sizi bahtiyar ediyorsa kapıldığınız duygunun gerçek olup olmamasının ne önemi var? İnanmak kafiydi. Tartıştıkça, düşündükçe, kurcaladıkça mutluluk zedelenir, bir yerlerinden yara alırdı, bir de bakmış sınız eriyip gitmişti o güzel günler avuçlarınızın arasından.
Sayfa 473·Kitabı okudu
Alıntı
Onlarca, hatta yüzlerce arkadaş edinebilir, fazla bulmaz-sınız. Halbuki yüzlerce dost sığdıramazsınız bir fani ömre. Ne zaman yeter, ne zihin kavrar, ne gönül taşıyabilir böylesini. Birbirinin yerine geçmez bu iki kelime
Zaman Çarkı Çağın Deseni'ni insanların yaşamlarını iplik niyetine kullanarak dokur. Siz üçünüz de dokumanın odak noktaları olan ta'veren'siniz.
Alıntı
Kıskançlığın en berbat örneğini birkaç yıl önce İstan-bul Edebiyat Fakültesi'nde gördük: Profesörlüğe aday üç Fransız Edebiyatı doçentinden en değerlisi, en ehliyetli ve zekisi olan, eserleriyle Fransa'da da tanınıp takdir edilen Adile Ayda, sırf şahsiyetinin kuvveti yüzünden profesörlüğe seçilmedi ve yanlışları açığa vurması geçimsizlik" diye adlandırıldı. Geçimsizlik iddiası sudan bahaneydi. Birbirlerine çelme takmak için klikler halinde sinsi bir mücadele yapan profesörlerin, mücadelesini medenî cesaretle herkesin içinde yapan Adile Ayda'ya geçimsiz demeleri gerçekten gülünçtü. İşin daha gülünç bir yönü de vardı: Kulis didişmelerinde bazı Anadolucu profesörler onun Tatar olmasını âdeta tehlike diye göste-riyorlardı. Zavallılar!... O Tatar kadar Türk olsalar, ola-bilseler daha ne isterlerdi? Tatar'ın, Yörük veya Türkmen gibi, Türklerden bir bölümünün adı olduğunu kavrama-yan bu profesörler Tatar'ın yerine bir Yahudi dönmesini getirmekle nasıl bir ahlâkî gaf yaptıklarının farkına vara-madılar. Bu davranış o kadar çirkindi ki, Anadoluculu-ğun kurucusu olan ve Kazanlılarla Kırımlıları pek de sevmeyen merhum Mükrimin Halil bile bu Anadolucu-lardan biriyle tartışmış ve: "Ne yaptığınızın farkında mı-sınız?" sorusuna, "Adile Ayda Tatardır. Türk olamaz!" cevabını alınca: "Kendisi olmazsa çocuğu Türk olur. Fakat Selanik dönmesinin bin yıl sonraki torunu da Yahudidir" diye karşılık vermişti. (1) (1) Adile Ayda somatik olarak Türk ırkının tam örneklerinden biri olduğu gibi şuur ve ülkü bakımından da tam bir Türk olduğunu, Anadolucu profesörlerin miskin bir tevekkül içinde sustukları, vicdanî kanaatlarını yakınlarına ancak fıslıldayarak söyledikleri kritik zamanlarda Türk milli-yetçileri lehindeki yazılarıyla ispat etmişti.
Sayfa 203 - 204 Ötüken, 16 Temmuz 1964·Kitabı okudu
Reklam
Reklam