Allah’a iman; sadece zâtında, isimlerinde, sıfatlarında ve fiillerinde Allah’ı bir ve tek kabul etmekten, buna gönülden inanmaktan ve inancını açıkça dile getirmekten ibaret değildir. Bu sadece Allah’ın ulûhiyetine imandır. İmanın hayatı şekillendirmesi ve olgunluğa eriştirmesi, ibadetin/kulluğun da sadece Allah için yapılmasıyla ve inancın davranış olarak hayata yansımasıyla mümkündür.
Kelime-i şehâdet veya kelime-i tevhid;
Allah’ın bir olduğuna inanmaktır.
Allah’a teslim olmaktır.
İmanın en yüksek mertebesidir.
Allah’tan başkasına kul olmayı reddetmektir.
Allah’ın rızasına nail olmaktır.
Nefsi ilâhlaştırmamaktır.
Allah’tan başkasına dua ve ibadet etmemektir.
Allah’a babalık, evlatlık, eşlik ve denklik isnadında bulunmamaktır.
Allah’ım, hidayete erdirdiklerinle beraber beni de hidayete erdir. Sıhhat ve afiyet verdiklerinle beraber bana da afiyet ver. Himaye ettiğin kimseler gibi beni de himaye et. Bana verdiğin nimetleri bereketlendir. Verdiğin hükmün şerrinden beni koru.