Esma Korkmaz

Esma Korkmaz
@sinyoraa
Elhamdülillâhi alâ külli hâl.
İstanbul
20 Şubat 1995
204 okur puanı
Temmuz 2022 tarihinde katıldı
1/10
·464 syf.··
2026 4. kitabı
Hayatımda okuduğum 'en rezil kitap' ünvanına sahip tek eser olmanı diliyorum. Zaman kaybı demek bile zaman kaybı. Kitaptaki anlatım karmakarışık; kim kimin nesi anlamanız için epey bir beyin fırtınasından geçmeniz gerekiyor ama bunların yanı sıra rezalet olay örgülerinin tüm çıplaklığıyla okura sunulması ve hiçte sekteye uğratılmamış olması kitabı daha rezil bir hâle getiriyor. Rezilliğin, ahlaksızlığın, adaletsizliğin ve dahi kadınları yalnızca cinsel bir varlık olarak görmenin eseri olmuş. Yazar hakkında hiçbir fikre sahip değilim ama bu satırları yazmak için zihninde oluşan düşünce yapısı ve onları satırlara dökmesi dahi kendisini mide bulandırıcı bulmama yetiyor. Buraya kadar okuduğunuz için teşekkürler.
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,5bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·196 syf.··
2026 2. kitabı
Sanırım Zülfü Livaneli'nin okuduğum ilk eseriydi. Bugün ki incelememi kitabın içeriğine dair yapmayı düşünmüyor yalnızca bir söz bırakarak anlatmayı düşünüyorum.    "Doğayla savaş halindeyiz, eğer kazanırsak kaybedeceğiz. Hubert Reeves"
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362,2bin okunma
5/10
·184 syf.··
2026 1. kitabı
Kitaba genel hatlarıyla sevgi besleyemedim. Başladım, başladığım içinde bitirmek zorundayım dediğim eserler arasında yerini aldı. Oldukça yavan ve sıkıcı bir anlatımı var. Kitabın içeriğine dair bir şeyler söylemem gerekirse dönemin insanlardaki etkisi birebir gözler önüne seriliyor. Eser iki insanın birbirine yolladığı mektuplar ile ele alınıyor. Biri Makar isimli orta yaşlarda bir adam(hiç evlenmemiş tek başına yaşıyor), diğeri ise Varvara isminde henüz gençlik çağlarında olan bir kız çocuğu. Bu iki isim kitabın baş kahramanları. Erkek kahraman genç kıza sahip çıkıyor ama zamanla bu abi/kardeş, baba/kız sahipliğinden çok yerini aşka bırakıyor gibi. (Gibi diyorum çünkü anlayamadım.) Varını yoğunu kıza harcayıp duran bir Makar..(Üstündeki kıyafetten tutun yiyeceği ekmeğe kadar) Unutmadan söyleyeyim karşılıklı görüşü olan iki pansiyon hayal edin; Birbirlerini gün içerisinde rahatlıkla gözlemliyor, ziyaret edebiliyorlar. Ama ziyaretler herhangi bir dedikoduya mahal vermemek için insanların olmadığı zamanlar da tercih ediliyor. İkiside maddi açıdan yetersizler ve bu yüzden oldukça sefil bir hayatları oluyor. Bu şekilde aylar haftalar birbirini kovalıyor.. Deeeerrkkeeenn derkeenn kıza varlıklı ama görgüsüz(açık sözlülüğüm tuttuysa demek) birisi Varvara'ya talip oluyor. Başta reddetmişte olsa sahip olduğu sefil hayattan sıkıldığı için (yalnızlık, depresyon vs) teklifi kabul ediyor veeee ömrünü, varını yoğunu ona harcamış olan Makar'ı bir başına bırakıp çekip gidiyor. Eser bu şekilde bir anda sona ulaşıyor e şahsen ben sayfaların son bulduğuna şaştım kaldım . Zaten okurken sıkılmıştım bir de beklenmedik şekilde son buldu, delirdim.. Beeenn sevemediiimmm. Sevenler çıkar mı? (Her zaman çıkar) Herkese keyifli okumalar, sağlıcakla kalınız.
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202377bin okunma
8/10
·394 syf.··
2025 12. kitabı
Ah Nelli.. Ağlamaktan kendimi toparlayamıyorum. Bu kadarı.. Bu kadarı nasıl olabilir diyorum her defasında. Kısacık ömrüne bu kadar acıyı sığdırman.. Sonunda ise yine acılarla ölüp gitmen.. Zavallı İvan Petroviç.. Senin kadar iyi insanlar kaldı mı dünyada.. Doğrusunu söylemem gerekirse bu soruya 'evet' yanıtını vermek bir hâyli güç geliyor.. Senin gibi iyi niyetli, yürekten seven, merhametiyle herkesi kuşatan, şerefli ve bir o kadar adalet yanlısı insanlar hep varolsun.. Ve prens.. Asla prens ünvanına sahip olmayı hak etmeyen şeref, karakter, soy, insanlık, merhamet gibi kavramların her birinden yoksun olan hayvan demeye dahi değmeyen(hayvana hakaret olan) yaratık.. Kendinden başka hiçbir şeyi düşünmeyen, pislik, düzenbaaazzzz.. İnan bana çok daha fazlasını hak ediyorsun.. İncelemeye bir türlü başlayamadığımın farkındayım çünkü çok canım yandı. Nelli kadar asla değil ama.. Kitaba dair görüşlerimi yada düşüncelerimi paylaşmayacağım.. İçeriğine dair bilgi de vermeyeceğim. Çünkü duygularımdan arınmakta ve sağlıklı bir inceleme yapmakta zorlanıyorum. Tüm kötülerin hak ettiği şekilde yaşamasını ve acılar içinde ölmesini temenni ediyorum. Şuan öfkeyle bu kadar acımasız konuşuyorum evet (eksik bile konuşuyorum çünkü çok daha fazlasını hak ediyor) ama biliyorum ki içimde bir yerlerde kötüye dahi acıyan bir merhamet duygum var.. Bağışlamak mı, hayır! Temennim kötülük edenler karşılığını bulup acılar ile kıvrandığında rast düşmeyelim. Yanlışlıkla acırım filan aman, uzak olsunlar.. Herkese keyifli okumalar (tabi bu kitabı okurken bu ne kadar mümkün olur bilmiyorum)
EzilenlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202223,8bin okunma
7/10
·464 syf.··
2025 8. kitabı
Suçsuz yere Paris'teki bir hapishanede 18 yılını geçirdikten sonra, eski bir dostunun yardımı ile kurtulan Dr. Manette'in tesadüfen Londra'ya dönüşü sırasında tanıştıkları Charles Darnay(Fransız) ile kızının(Lucie Manette) yapacakları evlilik ve bunun ardından meydana gelen Fransız İhtilali'nin hayatlarına olan etkileri anlatılmaktadır. Kitapta, cumhuriyet adı altında yüzlerce insanın kanının döküldüğü, yasaların yada kanunların yalnızca birer yazıdan ibaret olduğu, yönetim ve onun getirilişiyle toprakların kana doyurulduğu da ele alınmaktadır. Fakirin hor görüldüğü, zenginin ise daha çok zengin edildiği yılları koz edinen cumhuriyet yanlıları fakir ama aç olan toplulukları da arkasına alarak ihtilali başlatır ve ardından katliamlar da başlar. Savunmasız, delilsiz, avukatsız yüzlerce canın yok oluşunu, hakkının gasp edilişini, kendi vatanlarında vatansız kalışlarını da göreceksiniz.. Kitabı duygusal yönüyle ele almam gerekirse Lucie'nin ve babasının 18 yıl sonra kavuşmasının yanı sıra karakterler arasında en sevdiğim karakterin Sdney Carton(avukat) olduğunu söylemeliyim. Tek taraflı olan aşkı için; ne bir öfke ne bir kin nede bir eksiklik duymadan ve bunların aksine bu aşk kendisinde hiç varolmamışcasına aşkı(Lucie) için hayatının sonuna dek elinden gelen her şeyi yapıyor oluşu beni ve bence birçok insanı sevginin güzelliğine biran olsa da inandıracaktır. ((Ölümü de Lucie'nin kocasını(Charles darney'i) kurtardığı için gerçekleşmektedir. İntihar desem daha doğru olur sanırım)) Keşke herkes senin kadar güzel sevebilseydi Sdney Carton.. Söyleyeceklerim bu kadar.. Bir şeyler daha ekleyebilirdim belki ama hâlâ gözlerim yaşlı.. Daha fazla yazmaya devam edemiyorum. Herkese keyifli okumalar.
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Can Yayınları · 202376,6bin okunma