“Yedi şey gelmeden önce (salih) ameller işlemede acele edin! Ne bekliyorsunuz? Her şeyi unutturan yoksulluğu mu, azdırıp saptıran zenginliği mi, sıhhati bozan hastalığı mı, bunaklaştıran ihtiyarlığı mı, ansızın geliveren ölümü mü, beklenenlerin en şerlisi olan Deccâl’i mi? Yoksa kıyameti mi? Ki kıyamet (hepsinden) daha dehşetli ve daha acıdır.”
*Gecenin zifiri karanlıklarına benzeyen fitneler ortaya çıkmadan (salih) ameller yapmakta acele edin! Zira o zaman kişi mümin olarak sabaha çıkacak, kâfir olarak akşamlayacak yahut mümin olarak akşamlayacak, kâfir olarak sabaha çıkacak; dünyevî çıkarlar karşılığında dinini satacaktır.”
Herkesin karşılaştığı imtihanın, karşılaştığı musibetin zorluğu, herkese göre değişebilir. Çünkü hepimizin zayıf ve kuvvetli yönleri farklıdır. Sana göre dayanılması kolay olan bir musibet, bana göre çok zor olabildiği gibi; bana göre dayanılması kolay olan bir musibet de, sana göre çok zor olabilir. Bu nedenle hiç kimsenin imtihanını küçümsemem, küçümseyemem. O küçük gördüğümüz musibet, müslüman bir kardeşimiz için başlı başına bir Bedir olabilir.