Ben insanın sadece bir kez ölmediğini söyleyenlere katılıyorum. Ne zaman bir yakınımız, dostumuz ya da tanıdığımız ölse onunla birlikte içimizde ona ayırdığımız parçamız da ölür. Günler geçtikçe ölümler devam eder. Ve bizim içimizden eksilen parçalar da çoğalır. Böylece ölümün kapladığı alan büyür...
İnsan gençken kendini bir bütüne, insanlığın temel ilkelerine bağlı hissetmez, insan gençken bir sürü şey dener çünkü hayat bir genel prova gibi algılanır, perde gerçekten açıldığında değiştirilebilecek bir prova gibi. Ama gün gelir perdenin her daim açık olduğu kafasına dank eder. Sahnelenen, oyunun kendisidir.