Puan vermedi·212 syf.··
2026 53. kitabı
Selam! Sizlere, @gurkanuluchan kaleminden çıkan ve Şerife tarafından yayımlanan #CadıNeşteri ile geldim. Bu hikâyede rotamızı 80'li yılların Kıbrıs'ına çeviriyoruz. Eğer 80'ler denince aklınıza yalnızca renkli, eğlenceli ve nostaljik bir atmosfer geliyorsa, yanılıyorsunuz. Çünkü bu roman; nostaljiyi korku, gerilim ve intikamla ustalıkla harmanlıyor. Gürkan Uluçhan'ın kendine özgü ve cesur bir kalemi var. Yazar, akran zorbalığına ışık tutarken günümüzde de sıkça karşılaştığımız şiddet, küçümseme ve psikolojik baskı gibi konuları etkileyici bir şekilde ele alıyor. Kelimelerle kurduğu atmosfer sayesinde gerilimi ve korkuyu iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Gelelim Kitabımıza... İnanç, arkadaşları tarafından uzun süredir ağır bir zorbalığa maruz bırakılmaktadır. Kendilerine "Mahşerin Dörtlüsü" adını veren grubun üyeleri arasında yalnızca Besime, yapılanlardan rahatsızdır. Radiye ise sahip olduğu gücün ve ailesinin nüfuzunun arkasına sığınırken, Faika ve Emetullah da onun etkisinden çıkamaz. Bir gün İnanç, arkadaşlarına verdiği anket defterini geri almak için onların toplandığı eve gider. Ancak onu burada korkunç bir son beklemektedir. Yaşanacakları öğrenen Besime ve Timur engel olmaya çalışsalar da çok geç kalırlar. İnanç, yaşanan olaylar sırasında yüksekten düşerek hayatını kaybeder. Radiye'nin ailesi ve diğer güçlü ailelerin devreye girmesiyle olay örtbas edilir. Timur bursuyla, Besime ise tehditlerle susturulur. Polisler bile İnanç'ın ailesini ciddiye almaz. Oğlunun acısına dayanamayan annesi de yaşamına son verir. Fakat hikâye tam da burada başlar. Bu gençlerin hesaba katmadığı karanlık bir gerçek vardır: Hayatına son verdikleri çocuk sıradan biri değildir; çok güçlü bir cadının torunudur. Sitare, Nazi kamplarında ailesini kaybetmiş, çocuklara yapılan korkunç
2026 Okuma Raporları
Cadı NeşteriGürkan Uluçhan · Herdem Kitap · 202624 okunma
Şevket Süreyya Aydemir - Suyu Arayan Adam
Puan vermedi·407 syf.··
2026 1. kitabı
Eser otobiyografidir. Çok sade ve akıcı bir Türkçe ile yazılmıştır. Yazar eserde anlatılan ilk dönemlerde Türkçüdür. Eserde soyadını da okuduğu bir romanın Türkçülük uğruna Kafkaslara gidip herkesi affetmesiyle bilinen Aydemir isimli bir karakterinden etkilenerek aldığını anlatır. Sonrasında geçirdiği ideolojik değişime rağmen eser içerisinde Türkçü olduğu zaman da solcu olduğu zaman da kendi iç dünyasını anlatırken objektifliğini korur, yani insan ilk başlarda yazarın sonradan solcu olabileceğine asla ihtimal vermezken sonradan da önceleri Türkçü olabileceğine ihtimal veremez. Atatürk gibi cephede bile okuyacak kadar entelektüel bir adamdır. O dönemde, eğer Rusya bu sınıf meselesine bu kadar saplanıp kalırsa ve Amerika aynı hızla yozlaşmaya devam ederse Çin asrının geleceğini söylemiş ve bence haklı da çıkmıştır. Yazar, Rumeli kaybedilmeden uzun yıllar önce aslında çocukların oyunlarında bile Hristiyan - Müslüman Savaşı'nın, içten içe tebalar arası bir kinin olduğunu belirtir. Yani onlar için Rumeliden atılmak sürpriz olmamıştır. Ağabeyi de kendisi de asker olmuşlardır ve nispeten bilinçli ve eğitimli bir insan olduğu için bu ricatın doğasını eserden de anlaşılacağı üzere çok iyi anlamıştır. Yazar Dersim'den bahsederken oranın daima aslında bizim gibi görünüp hiç bizim olmadığını, çevre illeri baskı altında tuttuğunu ve bunların hem Osmanlıya hem Dersim'e vergi vermek zorunda olduklarını söyler. Fıratı geçip doğuya savaşa gittiklerinde buradaki tek köprü olan İliç Köprüsü'nü Kürtler kesmiş ve devletin askerini karşıya geçirmemişlerdir. Bunlar Ruslara da bize de pusu kurup yiyecek ve cephanemizi almaya çalışmışlardır. Kafkas cephesi baştan beri ricat şeklinde gelişmiş ve yazarın aktardığına göre Karadeniz'den İran'a bütünsel bir çekilme gerçekleşmiştir. Yazar Sarıkamış
Suyu Arayan AdamŞevket Süreyya Aydemir · Remzi Kitapevi · 20215,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·212 syf.··
2026 47. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 00:00
#kayipkitap__yorumluyor İnanç, Lefkoşa’daki Türk Lisesi’nde okuyan, anneannesi ve ailesiyle yaşamakta .Kendilerine “Hayalet Dörtlü” adını veren grup, maddi güçlerini kullanarak birçok öğrenciye zorbalık yapmaktadır. İnanç da onların en kolay hedeflerinden biridir. Yalnızca Besime’nin İnanç’a karşı farklı bir yaklaşımı vardır. Diğerleri gibi davranmayan Besime sayesinde İnanç bu grupla vakit geçirir.Fakat grubun en acımasız ve hoyrat üyesi Radiye, onu hiçbir zaman aralarında görmek istemez. Bir gün İnanç’ı bir çatı katına çağırırlar. Görünürde sıradan bir buluşma gibi dursa da, aslında onun için hazırlanmış karanlık bir tuzaktır. Besime olanları engellemeye çalışsa da başarılı olamaz ve yaşananlar İnanç’ın ölümüne sebep olur. Olay, ailelerin sahip olduğu güç sayesinde kısa sürede “kaza” olarak kayıtlara geçirilir. Herkes gerçeğin üstünü örter. Ama bunun bir kaza olmadığını bilen biri vardır: İnanç’ın anneannesi Sitare. Sitare’nin kökeni çingenelere dayanıyordur. Kadim büyülerle uğraşan yaşlı kadın, torununa yapılanların cezasız kalmasına izin vermemeye kararlıdır. Goetika’dan gelen karanlık ritüeller, lanetler ve çağırılan varlıklarla birlikte olaylar giderek kontrolden çıkar geçmişin günahları da ortaya dökülür. Peki bu dörtlünün ve orda olanların sonu ne olacak? 1985 -1986 Kıbrıs’ında geçen hikâye ilk başta klasik bir gençlik ortamı gibi görünse de sayfalar ilerledikçe altından çok daha karanlık bir şey çıkıyor. Kıbrıs’ın eski sokakları, dönemin müzikleri ve gençlik kültürüyle harmanlanan roman; korku, intikam ve adalet duygusunu iç içe geçirerek okuyucuya kasvetli ama sürükleyici bir atmosfer sunuyor. Kitabın en sevdiğim yanlarından biri de dönemin sanatçılarına, filmlerine, müziklerine ve gazete haberlerinde yer alan olaylara değinmesiydi. Hikâyeyi okurken sadece
Cadı NeşteriGürkan Uluçhan · Herdem Kitap · 202624 okunma
10/10
·212 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
Cadı Neşteri benim için sadece bir korku hikâyesi değil, aynı zamanda insanın karanlık tarafıyla yüzleştiği sarsıcı bir yolculuk oldu. 1980’lerin Lefkoşa’sında geçen hikâye, nostaljik detaylarla bezense de altındaki sert gerçeklik hiç kaybolmuyor. Akran zorbalığıyla başlayan olayların trajik bir sonuca varması ve ardından gelen örtbas çabası, hikâyeyi daha en başından ağır ve düşündürücü bir zemine oturtuyor. En çok etkilendiğim noktalardan biri, adaletin sustuğu yerde devreye giren o karanlık ve mistik güç oldu. Özellikle Sitare karakteriyle birlikte hikâye bambaşka bir boyut kazanıyor; intikam teması giderek derinleşiyor ve gerilim katman katman artıyor. Doğaüstü unsurlar abartıya kaçmadan, hikâyenin içine yedirilmiş şekilde ilerliyor. 80’ler atmosferi ise oldukça başarılı aktarılmış. Kasetler, Atari salonları ve dönemin ruhu, bir yandan sıcak bir nostalji hissi verirken diğer yandan yaklaşan karanlığı daha da belirgin hale getiriyor. Bu tezatlık kitabın en güçlü yanlarından biri bence. Gürkan Uluçhan’ın kalemi akıcı ve sahne kurma konusunda oldukça güçlü. Okurken birçok sahneyi gözümde net bir şekilde canlandırabildim. Ancak yer yer olayların çok hızlı ilerlemesi, bazı duyguların etkisini tam sindirmeme engel oldu diyebilirim. Cadı Neşteri,hem toplumsal bir yaraya değinen hem de bunu mistik ve gerilim dolu bir kurguyla anlatan etkileyici bir roman. Okurken rahatsız eden ama bir o kadar da merak uyandıran, kolay kolay akıldan çıkmayan bir hikâye sundu bana.
Cadı NeşteriGürkan Uluçhan · Herdem Kitap · 202624 okunma
Puan vermedi
Tasavvuf edebiyatı bana göre değilmiş. Bana bunu öğreten kitap oldu. Gerçek dünyadan ve dünya hallerinden kopuk, bir ömür ilahi aşkla geçer mi, Allah dünya nimetlerini niye vermiş dedirtti. Anlatım sıkıcı ve çocuksu geldi . En önemlisi gerçek hissettirmedi. Sitare'ye olan aşkı dahil bana fazla abartılı geldi, off tamam yeter dedirtti. . Tarikat, şeyh, derviş gibi bilumum cemaat hatırlatıcı bir kitabın ruhuna giremeyecek kadar taraflı ve travmalı da olabilirim bunu da kabul ediyorum
Odİskender Pala · Kapı Yayınları · 202248,8bin okunma
10/10
·212 syf.··
Beğendi
·
2026 53. kitabı
Özellikle akran zorbalığının bu kadar sarsıcı ve gerçekçi işlenmiş olması kalbimi sıkıştırırken, Sitare gibi güçlü ve gizemli bir karakterin adaletin sustuğu yerde intikam konuşur diyerek sahneye çıkması hikayeyi bambaşka bir boyuta taşımış.
Cadı NeşteriGürkan Uluçhan · Herdem Kitap · 202624 okunma