Ben tamamlanmadım. Eksik kaldım. Bir parçamı bir yerlerde kaybetmiş herkes kadar üzgün baktım dünyaya. Her şeyde gözüm kaldı. Çok konuşanlardan olmadım. Çok gülenlerden olmadım. Ağzımı açtığım anda içime o eski yara gelip oturdu hep. Dudağımın kıyısında yarım bir gülüş, öylece kalakaldım. Bir zamanlar Hasan Dağı'nı bile aşan deli bir şelale gibi akarken, donmuş bir suyum şimdi. Ne aktım ne kurudum senden sonra.
Sen beni hep dünkü geceden uykusuz sandın, oysa bir ömür uykusuz kaldım ben. Uyku dediğin ne ki, ölümün kız kardeşi. Uykunun ölümden tek farkı rüyalar belki de. Ama bir kere bile yüzünü rüya etmedin bana. Kuyruklu bir yalan olup çıktın bu dünyada.