Kitabı çok beğendim. Abdurrahim Karakoç u seven herkesin kesinlikle okuması gereken bir eser olmuş. Şiir kitabı olmamasına rağmen neredeyse diğer eserlerinden daha hoş bir yapıt olmuş. Kendisine Allah Rahmet eğlesin .
Kitabı okurken hem çok üzüldüm,hemde önceden bildiğim gerçekleri maalesef yeniden okuduğum için memnun oldum. Zira unutulmaya yüz tutmuş gerekleri tekrardan hatırlama fırsatı buldum. Osmanlının ne olduğu ne kadar büyük bir coğrafyada etkili olduğunu bir kez daha tekrar ettik. Fethettiğimiz yerleri asla asilime etmediğimizin bize olan zararını gördük. Sadece kanımızla torakların yurt olmadığını anladığımı zannediyorum.
Bu kitap hakkında saatlerce yazılabilir yada hiçbir şey de yazılamayabilir. Sonuç olarak 4 defa intihara kalkışmış ve sonunda intihar ederek hayatını sonlandırmış bir karakter söz konusudur. Her okuduğu kitapta kendimden bir parça bulurum. Bu kitapta her hangi bir ortak payla kendimle ilgili bulamadım. Her şeye rağmen hayatımızda bize yaşama gücü verecek bir amacımızın nasıl olmasının değerini anladım.
Japon bir yazarın kitabını ilk kez bu kitapla okudum. Kitap iki ayrı hikayeden oluşuyor. Gerçekten iki hikayede enteresan bakış açıları var. Özellikle suç nedir, aslında asıl suçlu nedir sorularına farklı görüşler sunması gayet hoş olmuş. Akıcı bir kitap ve seri şekilde okunabilir.
Kitabı akıcıydı. Çizgi roman olduğundan dolayı biraz eğlenceli diyebilirim. Bir solukta okunması gereken bir çizgi romandır. Pek bir gerginlik hissettiğim söylenemez.