Dikkat kesilip çevreme bakınca,
çamura bulanmış insanlar gördüm bataklıkta
yüzlerinden öfke akıyordu, hepsi çırılçıplaktı.
Yalnızca elleriyle değil, başları,
göğüsleri, ayaklarıyla da birbirlerine vuruyorlardı,
dişleriyle birbirlerini parçalıyorlardı.
İyi yürekli usta dedi ki: "Oğul bu gördüklerin
öfkeye yenik düşenlerin
ruhları; üstelik şunu da bil ki,
inleyen insan dolu suyun dibi,
gözlerini nereye çevirirsen gördüğün gibi,
yüzeye dek onlar dalgalandırıyor suyu.
Diyorlar ki gömüldükleri çamurda:
'Güneşin neşe saçtığı güzel havada
hüzünlüydük, kara dumanlar sarmıştı içimizi:
kara çamurlar içinde yaşıyoruz hüznü şimdi.'
Bu yakınmayı ağızlarında geveliyorlar,
çünkü artık sözcük söylemeyi beceremiyorlar"