Belki kadar kesin
ve keşke kadar imkânsız
birbirimizden uzaklaşmamız
kırılsak da tırnak uçlarımıza kadar
kırılırız elbet bunu gerektirir yaşamak. Ben zaten sana ilk baktığımda anlamıştım
içime bakmıştın önce bayılacağımı sanmıştım
dünyayla aramda geçmişim vardı o ara
tutup ellerimi sıkıca saracağına inanmıştım.
Belki şimdi bir uçurumun kenarından geçiyoruz
sallanıyoruz belki arada bir çeşit deprem oluyor
kızıyoruz birbirimize kırılıyoruz inciniyoruz
ama biliyoruz uzak gibi olsak da biz aslında yan yanayız.
Belki kadar kesin
ve keşke kadar imkânsız
birbirimizden uzaklaşmamız...
Her sabah yataktan kalkarken o günün sonunda, nihayet gece ortaya çıktığında yalnız kalacağımı biliyorum. İnsanların yanımda olmasını seviyorum ama bir süre sonra onları hissedemiyorum. Çünkü beni sarmalayan tek şey yalnızlığım oluyor. Sarılışı sıcak hissettirmiyor, kaçıp gitmem gerektiğini damarlarımda bile hissediyorum ama ne zaman bir adım atmaya karar verecek olsam kapısını tıklayabileceğim kişileri aklımdan geçiriyorum, sonrasında kendime bakıyorum ve kolumu kaldırıp da o kapıyı tıklayacak hâlim olmadığını fark ediyorum. Şimdi yürüyüp o kapıların önüne gidemem, yalnızlık beni ısıtmıyor olabilir ama böyleyken en azından bana kapısını hiç açamayacak birinin evinin önünde beklerken üşüdüğümden daha az üşüyeceğim. Bunu biliyorum. Bildiğim için kımıldayamıyorum.