Terapi sırasında derinleşmekten kaçmak için çoğunlukla fark edilmeden yani bilinç dışı benimsenmiş, içselleştirilmiş direnç mekanizmaları vardır. Anne babayı suçlamak, onlara kızmak, onlara acımak, onlara üzülmek de kişinin terapiyi engelleyen en önemli dirençlerindendir.
Müzikte ahengin kulağa hoş gelebilmesi için öncesinde ahenksizlik olmalıymış. Bu sebeple müzikte ahenk ve ahenksizliğin bir arada var olması gerekiyormuş. Yaşamımızın da müzik gibi olduğunu söylüyor. Uyumdan önce uyumsuzluk olduğu için hayatlarımızın güzelliğini hissedebiliyormuşuz."
Mutsuz bir annenin çocuğu, annesine daha fazla yük olmamak için kendi sıkıntısını bastırarak annesini koruyup kollamaya çalışır, Kendi kendine yeten ve "muhtaç" olmayan bir rol üstlenecektir.
ALS hastalarının yaşam öyküleri istisnasız bir şekilde çocuklukta duygusal yoksunluk veya kayıptan bahsetmektedir. ALS hastalarının kişiliğinde ön plana çıkan özellikler, her şeyi her zaman kendi başına, yardım almadan yapmak, yardım ihtiyacını kabullenmekte isteksizlik ve ister fiziksel ister duygusal olsun acının inkârı.
Stresin fizyolojisi bedenlerimizi yavaş yavaş tüketiyor; bunun sebebi bedenimizin artık işe yaramaması değil, bizim onun gönderdiği işaretleri anlamaya muktedir olmamamızdır.