"yanılmıyorsam, üst üste yığılan bu işaretler, hayatımın yeniden altüst olacağını gösteriyorsa doğrusu korkuyordum. korku, hayatımın serüvenli, dolgun ve değerli olmasından değil. ortaya çıkacak olandan, beni avcunun içine almasından, sürüklemesinden (kim bilir nereye?) korkuyorum. araştırmalarımı, kitaplarımı, her şeyi yarıda bırakıp çekip gitmem mi gerekecek yine? birkaç yıl sonra ezilmiş, umudu kırılmış biri olarak başka yıkıntılar içinde mi bulacağım kendimi? iş işten geçmeden anlamalıyım bunu."