Bana sorarsan, başından geçen tüm yorgunluklara ve kalp kırıklıklarına, gözyaşlarına ve baş ağrılarına, takılıp düşmelere ve
o sırada arkandan gelen tanıdık gülüşmelere rağmen hâlâ ayaktaysan başarılısın.
Sen hiç kimsenin başarısını kendi üzerine alma.
Ne küçümse, ne çok büyüt gözünde.
Bırak herkes istediği yöne yürüsün.
Çünkü ne kadar yan yana olursak olalım, bu hayatta hepimizin yolu sadece kendine.
İçinin kapılarını aç, pencerelerini aç. Önce kuvvetli bir cereyan yapacak her yer, sen hareket etmezsen dünya da dönmeyi bırakacakmış gibi hissedeceksin. Sakın inanma, öylece dur tüm rüzgârın ortasında. Bırak dönsün dursun içinin oralarında. Kapılarını vursun, perdelerini uçuştursun. Sen sadece izle, hiçbir şey yapma. Aklına düşünceler, odalarına fikirler, koridorlarına kızgınlıklar düşebilir. Sen hepsine izin ver, olduğun yerde dur. Nihayet o deli rüzgâr da durulacak çünkü ve daha önce hiç hissetmediğin bir huzur çöreklenecek içine. Perdelerin sakinleyecek, kapıların sessizleşecek.
Bir ömür kan ter içinde peşinden koştuğun huzur, sen orada hiçbir şey yapmadan otururken gelecek.