Herkes temel erdemlerden en az birinin kendisinde bulunduğundan kuşkulanır ya, benimkisi de bu: Ben, ömrümde tanıdığım en dürüst birkaç kişiden birisiyim.
Düşlerin parlayıp söndüğü yerde
Buluşmak seninle bir akşam üstü
Umarsız şarkılar dudağımda bir yarım ezgi
Sığınmak, gözlerine sığınmak bir akşam üstü
Gözlerin bir çığlık, bir yaralı haykırış
Gözlerin bu gece çok uzaktan geçen bir gemi
Xu Sanguan hayatında ilk kez kendisi için kanını satacaktı, Yaşlanmıştı artık altmış küsur yıldır hep ailesi için kanını satmıştı Xu Sanguan. Önce mecalini, sonra vücut ısısını, en son canını satma noktasına gelmişti ailesi için. Yu Hua'nın yalın anlatımından dolayı karakterleri tanımak ve onların iç dünyasını anlayabilmek epey zorlaşıyor, bu sebeple kitabın başlarında çok benimseyememiştim hikayeyi fakat devam ettikçe bir okyanusun üzerinden suya temas etmeden süzülüp geçmeye benzettim bu kitabı okumayı, derinlere dalmadan okyanusu bütünüyle görebiliyordunuz. Çok geç fark ettim; yazar yaşamı bir bütün olarak içine dalmadan, detaylara takılmadan görmemizi istediği için bu şekilde yalın bir anlatım, sadece duygularını öne çıkararak mantık dışı hareket eden karakterler kullanmış.