Arayışa devam edersin. Hep gelecekte bir anın, bir “tam” anın peşinde koşarak. Ancak o an gelmez, gelemez. Çünkü geçici olanda geçici olmayanı arıyorsundur.
Ama görür görmez hissetmiştim, o benim Kürk Mantolu Madonnam olabilirdi. Masumiyet ve asaletini hiçbir paranoyama, art niyetime teslim etmeyecek biriydi. Sırf bu yüzden bile doğru kişiydi.
Beklenen bekleyene ne denli yakın olursa olsun, zamanla üçüncü tekil şahsa, uzaklaştıkça daha beter saplanılan bir bataklığa dönüşüyordu. Derken, varsa yoksa o oluyordu. Varsa o, yoksa hiç kimse…
Zaman olarak ne kadar geriye giderse, anıları da o kadar canlı, güçlü oluyordu. Aslında geriye gittikçe hayatın içindeki iyiler de hayatın kendisi de o kadar güzel, o kadar dolu dolu oluyor ve bunlar sürekli birbirine karışıyordu." Acıların zaman içinde gitgide artması gibi, hayat da bütün olarak hep daha kötüye gidiyor."