Siyasi, askeri ve ekonomik yöntemler ile büyük devletler doğrudan veya dolaylı olarak (uluslararası kuruluşlar vasıtasıyla) diğer bazı yönlerden geri kalmış ve muhtaç olan devletleri kendi çıkarları doğrultusunda etkilemekte, yönlendirmektedirler.
Uluslararası kuruluşlanın yasalanında ise özellikle devletlerin birbirlerinin içişlerine karışmaması ilkesi belirtilip, egemenlik, bağımsızlık, toprak bütünlüğünden söz edilse de maalesef konu devletlerin çıkarları olunca tüm bu özellikler unutulmakta, büyük devletler çıkarları doğrultusunda hareket etmektedirler. Bu devletlerin yöntemlerinde sadece baskıdan ziyade, askeri operasyonlarda bir çare olduğu örnekleriyle tarihte mevcuttur.
Yakın zamanda özellikle Irak ve Suriye' deki istisnai durumları bir yana bırakırsak, büyük ülkeler kendi çıkarlarına yakın gördükleri liderleri desteklemekte, o liderin başa gelmesi için türlü yöntemler ve gizli müdahaleler uygulamaktadırlar. Çıkarlarına ters düşen liderleri ise, (iran'daki Musaddık' ın devrilmesi gibi bir dizi halk ayaklanması düzenleyerek) devirerek, istekleri doğrultusundaki lideri başa getirdikleri görülmektedir.
Sömürgecilikten bu yana büyük devletler bir yandan ülkelerin doğal kaynaklarını paylaşmaya kalkışmış, bir yandan da doğrudan egemenlik altına alamadıkları ülkeleri kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmeye çalışmışlardır. Askeri ve siyasi olaylar ile birlikte, yandaşlarını iktidara getirmeye çalışmış, eğer bu da olmazsa ekonomik kuruluşlar vasıtasıyla arzu edilen politikalar uygulanmasını istemişlerdir. Büyük ülkelerin askeri güçleri, ekonomi bağlantı ve olanakları, teknolojik güçleri ile birlikte ülkeleri boyunduruk altına almışlardır.
Bu gibi sıkıntıya düşmemek için ülkeler, büyük devletlerin bu dayatma ve müdahalelerine karşı birlikte hareket ederek bazen
Türkiye’de din devleti kurmak isteyenler, Türkiye’nin bir bölgesini ayırıp ırkçı bir devlet kurmak peşinde olanlar, İkinci cumhuriyetçiler, eski Marksistler Atatürk’e saldırmanın dayanılmaz hafifliği içindedirler.
Ahmet Taner Kışlalı
83 yıl önce beden ölümü gerçekleşse de fikirleriyle yaşamaya bize yol göstermeye devam ediyor.
Bu toprakların umudu, bir milletin uyanış bilinci, bağımsızlık ruhu.
Nefes alıyorsak, özgürce yaşıyorsak bu ülkede senin sayende.
Fikirlerin hep ışığımız olacak. Yolundan ayrılmayacağız. Seni unutmayacağız...#10kasım #mustafakemalatatürk #tambağımsızlık
Lozan Barış Antlaşması, Türk ulusuna karşı yıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması’yla tamamlandığı sanılmış, büyük bir suikastin sonuçsuz kaldığını gösteren bir belgedir.
Mustafa Kemal Atatürk