1917 Eylül Bolşevik devriminde basit bir doktorun hayatının anlatılmasının yanında bir toplumun dönüşümünün de anlatıldığı, insanın içine işleyen acıların ve romantizminde unutulmadığı, 1958’ de Nobel Edebiyat Ödülüne layık görülüp kimilerine göre Sovyet Rejimi tarafından baskılara maruz kalıp ödülü kabul etmeyen Boris Pasternak’ın eseri. Bazılarına göre de Amerika’nın parmağının olduğu söylese de aslında hiç de öyle olmayan, birçok ülkede çok fazla ilgi gören ve yazarını da hak ettiği üne kavuşturan eser.
Kızıllar ve Beyazlar arasındaki acımasız mücadelenin tüm ayrıntılarıyla anlatıldığı, özellikle çocukluk dönemindeki arkadaşlıklarından sonra, yetişkinlik dönemlerinde farklı saflarda hayatını sürdüren, birbirinin bazen katili bazen de kurtarıcısı olan insanların ruh yapısının derin ve ayrıntılı anlatıldığı, ülkedeki devrim ile gelen, yeni bir düzenin de tüm yokluklarıyla beraber gözler önüne serildiği, devrin her şeyiyle gösterildiği bir kitap.
Savaşın, yoksulluğun, ideolojik körleşmenin, sevgi ve aşkın mükemmel şekilde harmanlandığı mükemmel bir eser.
Gerçek duyguları olduğundan farklı göstermenin sağlığa etki etmemesi mümkün mü? Sevmediğin bir şey için kendini paralamanın, mutsuzluğa neden olan durumlarda mutluymuş gibi yapmanın olumsuz etkileri bunlar.
Çocukların hiçbir şeyden çekinceleri yok, gerçeklerden korkmuyorlar. Biz yetişkinlerse korkudan elimizdeki en değerli şeylerimizi kötülüyor, hiç benimsemediğimiz şeyleri övüyor, anlamadıklarımızı kabulleniyoruz.