İnsanların, kuluçka merkezlerinde ana - baba gibi ailenin temellerinin olmadan bir şekilde! üretildiği, daha bebekken aşılama aşamasında sınıflandırıldığı, bebeklik dönemlerinde eğitimin sadece uykuda telkin yöntemiyle (sadece istenilenlerin) verildiği, hırs, sevgi, nefret, korku gibi duyguların olmadığı şekilde, hepsinden soyut bir hayat geçirdiği, en önemli amacı haz olduğu, mutsuzluğun hiç bir zaman sizi rahatsız etmediği, etmeye kalkışsa bile hemen bir doz “soma” alınarak o istenilen duruma gelindiği, “herkes herkes içindir” anlayışı ve dayatmasıyladır ki tek eşliliğin istenmediği, doğurganlığın olmayıp kısır bir hayat, ömrün olduğu, huzur ve refahın tüm insanlık için standart hale getirildiği, bilimin bir anlamının olmadığı bir yaşam. Nasıl mı olur? Okuyun…