“… Dünya da kurnalı bir oyuncak sanki, diye düşündüm. Zemberekkuşu günde bir kez geliyor, dünyanın zembereğini kuruyordu. Bense bir başlına bu dünyada yaşlanıyor, soluk sıftbol topu gibi ölümü büyütüyordum içimde.”
“…Derler ki: “Bir felaketten kurtulunca ardından güzel günler gelir.” İkinci devrede işlerin daha iyiye gideceğini söyledim Jiazhen'a. Dişiyle ipi keserken, bana baktı ve şöyle dedi: “Parada pulda gözüm yok! Her sene sana yeni bir çift ayakkabı dikebildiğim sürece mutlu olacağım.”
Jiazhen'ın ne demek istediğini anlamıştım: Eşim, bundan böyle bir daha ayrılmak istemiyordu. Yüzünün ne kadar yaşlanmış olduğunu görünce içim acıdı. Jiazhen haklıydı. Bütün aile her gün bir arada olduğu sürece, paranın ne önemi vardı?”
“İnsan, herkesin gözünde özdeş, isteyenin bir şartnameyi ya da vasiyetnameyi inceler gibi inceleyebileceği, maddi bir bütün teşkil etmez; sosyal kişiliğimiz, başkalarının düşüncesinin yarattığı bir şeydir.”