Gerçi hayat bana öğretmişti;kul kurar, felek gülerdi. Her ilmeğini planlayarak ördüğünüzü sandığınız atkı, gün gelir boynunuza dolanıverirdi. Ölüm diye bir şey vardı çünkü. O varken yarın ne demekti, planlar neye yarardı!
Her şeyin, biz geldiklerini bile görüp anlayamadan hızla çekip gitmesi. Böylece alışacak kadar zaman bulamayız. Burası bizim değil çünkü. Alışmamalıyız.
Hülya yanlış yere takılıyordu. Benim derdim, üst katta kimin ikamet ettiği değil, alt katta işlerin neden böyle gittiğiydi.
Bir yaratıcı değil, anlam arıyordum. Parça yı değiştirecek bütünden ziyade, bütüne mana katacak minik bir parça.