Bir oteli yönetmekle bir kurumu,geniş bir işletmeyi,bir ülkeyi yönetmek aynı şeydi aslında. İnsan kendini,olanaklarını tanımaya,gerçek sorumluluğun ne olduğunu anlamaya çalışınca bocalıyordu,dayanamıyordu. Ülkeleri yönetenler iyi ki bilmiyorlardı bunu; yoksa bir otel yöneticisinin yapabileceğinden çok daha büyük hasarlar yaparlardı yeryüzünde.
20. yüzyılın sonunun en yürekler acısı çelişkisi, insan yeteneğinin sınırsızlığı ile bu yeteneğin özgürce kullanılmaması oranında yatmaktadır, çünkü insan yeteneğinin özgürce kullanılmasını önleyen, sömürgenliğin (emperyalizmin ) doğurduğu siyasal, öğretisel ( ideolojik), ırksal engellerle doludur dünyamız.