Kaybetmek korkusu, bugün için aldığın nefesi yarın için sürdürebilmek endişesi benimki...
Yoksa sana kıymet verdiğimden falan değil bu çaresizliğim. Öyle çok üstün ve paha biçilmez sanma kendini, tek bir cümlenle kilometreler koyabilirim seninle arama. Bir kalemde vazgeçebilirim senden.
Bir bakışta silebilirim tüm anıları, ben öyle kalbi çiçeklerle dolu biri de değilim zaten. Çok fazla sevgiye de gelemem. Sen sanıyorsun ki bende ki bu sevgisizlik iki güzel cümleyle giderilebilecek bir eksiklik.
Yanılıyorsun...
Yanılıyorsun, ezelden beri var olan bu boşluğu senin doldurabileceğini sanıyorsun. Yanılıyorsun, söylediğin her şey için koşup sarılacağım sanıyorsun. Yanılıyorsun, yıllardır katran kaplı bu kalbi, tek damla sesinle arıtabilirim sanıyorsun. Yanılıyorsun, attığın bir kaç adımla benim umut etmekle aramdaki mesafeyi aşacağını sanıyorsun. Ve yanılıyorsun, sen geldiğin için benim yeniden hayata dört kolla sarılacağımı sanıyorsun.
Bak gördün mü? Aslında sen hiçbir şey bilmiyorsun...
Tıpkı yıllardır benim hissetmeye karşı olan küskünlüğümü bilmediğin, insanların tek bir dokunuşla değişeceğine inanmadığımı bilmediğin gibi...
Tıpkı yaşarken duran bir kalbin ölümden korkmayacağını bilmediğin gibi...