Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Her gün yaşanan acı insanı dayanıklı hale getirmezdi. Yıpratırdı. Kırılganlaştırırdı. Zayıflatırdı. Freire bunun bedelini ödemişti. Insan ruhu, dayanıklılığının sınanmasıyla tabaklanan bir deri değildi. Duyarlı, nazik, içli bir zardı. Bir şok anında yaralanır, örselenir ve bunun izlerini hep taşırdı.
Caligula – Absürd İktidarın Anatomisi
Absürd, Camus felsefesinin merkez kavramıdır. En açık biçimde Sisifos Söyleni eserinde insanın anlam arayışı ile dünyanın sessizliği arasındaki çatışma olarak tanımlanır. İnsan yeryüzünde adalet olsun, hayatın bir amacı olsun, ölümün bir anlamı olsun, acıların bir karşılığı olsun ister. Ama dünya bireyin bu taleplerine cevap vermez. Evren suskundur. Ölüm kaçınılmazdır. Absürd insan, bu gerilimi fark eden ve bundan kaçmayan insandır.
Camus’ye göre absürdle karşılaşan insan ya anlamsız bir hayatı yaşamaya gerek yok deyip intihar eder, ya Tanrı, metafizik veya aşkın bir anlam icat ederek inanç geliştirir ya da hayatın bir anlamı olmasa bile bilinçli biçimde yaşamaya devam ederek başkaldırır. Camus üçüncü yolu savunur. Camus bu tavrı Tanrılar tarafından sonsuza kadar bir kayayı dağa çıkarıp tekrar düşmesini izlemeye mahkûm edilen mitolojik bir figür olan Sisifos ile anlatır. ‘Bu anlamsız bir cezadır. Ama Camus Sisifos’u mutlu tasavvur etmek gerekir’, diye söyler. Çünkü Sisifos durumunun bilincindedir. Kaderini bilir ama yine de kayayı iter. İsyanı, yaşamayı sürdürmesidir. İşte absürd insan budur. Absürd insan yanılsamaya sığınmaz, umut icat etmez ama yaşamayı da reddetmez. O, gerçeği olduğu gibi kabul eder ve buna rağmen yaşar.
Albert Camus’nün Caligula adlı eseri yalnızca bir Roma imparatorunun deliliğini anlatmaz. Oyun, iktidarın metafiziğini açığa çıkarır. Yabancı ve Sisifos Söyleni eserleriyle birlikte değerlendirildiğinde Caligula’da önemli bir fark vardır. Meursault absürdü sessizce yaşar. Sisifos başkaldırıyı içsel bir direnişe dönüştürür. Caligula, ölüm gerçeğiyle yüzleştiğinde dünyanın adil bir yer olmadığı ve buradaki insanların özgür olmadığı hakikatine varır. İnsanları gerçekten kendisinin özgür kılacağını iddia eder.
CaligulaAlbert Camus · Can Yayınları · 20181,454 okunma