Diyelim ki antimilitarist bir kimse, silahlı kuvvetlerin varlığından rahatsızlık duyuyor ve onların olmadığı bir dünya isteyerek silahlı kuvvetler olmayınca daha güvenli, daha huzurlu bir şekilde yaşanacağını düşünüyor. Aslında son derece ideal ve romantik bir yaklaşımda bulunan bu kişi, bu "güzel hayal'i, sınırlarını silahlı güçlerin koruduğu bir yerde kurguluyor. Farz edelim ki, bu kişi savaşın tesis etmediği bir barış bölgesine giderek bu hayali orda kurmak istiyor. Bu durumda yalnızca iki seçeneği kalıyor. Ya kutup bölgeleri veya uzay. Her ne kadar “barış bölgesi" dediysek de kutup bölgeleri aslında hem iklim hem de yırtıcı hayvanlar sebebiyle hiç de güvenli bir yer değildir. Diğer seçeneğe baktığımızda, yani uzayı masaya yatırdığımızda söz konusu kişi yine askerî teknolojiye mahkûm oluyor. Çünkü yeryüzündeki uzay teknolojisinin temeli olan uydu fırlatma teknolojisi (SLV) tamamıyla askerî teknoloji tabanlıdır. Yani silahlı kuvvetlerin varlığının ortadan kalkmasını istemek, hastalıkların bir daha çıkmaması için bütün hastanelerin kapısına kilit vurulmasını istemek gibi bir şeydir. Mesele hallolmuyor, fakat meseleyi halledecek tek çözüm yöntemi de reddediliyor. Hastalık da, savaş da ideal ve arzulanan bir husus değildir. Ama başa geldiği zaman hastane ve ordulara ihtiyaç duyulmaktadır. Olmadığı zaman her ikisinin de sonu hastalık, esaret veya ölümle bitmektedir.
Tarih