Süleyman

Madem ki tabiatta her akşam tekrarlanan böyle bir mucize var. İnsanlar neden bundan istifade etmezler? Gündelik hayatlarında kendilerine böyle bir his, hatıra ve hülyaya mahsus bir zevk saati ayırmayanlara acırız. Akşamda dağıcak güllerde olduğu gibi, fazla bir açılış hali vardır. Akşam hemen dökülmeye hazır iri bir güldür. Biten günle başlayan gece arasında bu avare ruh saatini, o bir gül gibi dağılırken kucaklamak ve onun artık boşluğa dökülen ve karışan kokusunu, bir an genişlemiş ruhumuzda toplayarak böylece tatmalı değil miyiz? Günün bu son hazzını çıkarmadan ondan niçin vazgeçeriz? Bu fani dünyanın hangi zevki vardır ki daha temelli ve daha sağlam olsun?
Sayfa 84·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Akşam içinde en büyük üstatların eserleri kadar mükemmel ve muhteşem olan tabiat bize bir eda ve üslup dersi verir. Süslenmeyi seven bütün kadınlar bu saatlerin inceliklerini takdir etmelidirler. Bu ince sisler maddeten biraz örter fakat manen daha çok açar. Bu silik renkler biraz karıştırır fakat daha çok derinleştirir. Bu müphem çizgiler güzelliği daha olsun ve kalbi daha dolgun, bu vakar ve istiğna güzelliği daha tesirli ve hayatı daha cazibeli gösterir. Zira gözyaşlarını tatmış gözler, rüşde ermiş gibi, daha müessir ve daha çok güzeldirler.
Sayfa 82·Kitabı okudu
Mağara
İçimdeki mağarada bir yığın kitap var bakınca yakından tasvirlerin gözleri oynar ve konuşur hepsinin yüzleri benim yüzüm gibi ve gözleri benim gözüm gibi
Sayfa 15·Kitabı okudu
Renkleri, gözleri, güzelliği ve bütün edasıyla akşam öyle bir musikidir ki biz onu duyar duymaz bir üslubun lüzumunu takdir ederiz. Biz ki daima seraplara gönül veririz, bu müphem ihtişam, bu harikulade seraplar bizim zevkimizdir, bunları severiz. Ruh ki içimizde gizli bir bukalemundur, bu değişen renklerle beraber koyulaşır, bu dolgun nazarlarla beraber olgunlaşır, bu güzellikle beraber derinleşir ve bu edalarla beraber incelir ve biz de gizlice ve sessizce akşamın ahengine uyarak edamızı ağırlaştırır, adımlarımızı yavaşlatırız, hareketlerimizi seyrekleştiririz.
Sayfa 80·Kitabı okudu
Küçükken sanırız ki oyunlar ve oyuncakların mevsimi çabuk geçer; hayat gittikçe ciddileşir, insanlar yaşlandıkça uslanır. Bilakis, yaşlandıkça daha çok ve daha pahalı oyunlara muhtaç daha şımarık bir müstehlik oluyoruz. Oyunun bir oyun olduğunu bilen çocuklar belki daha ciddidirler. Sonraları oyunlara daha ciddiyetle aldanıyoruz.
Sayfa 74·Kitabı okudu