Lut peygamber devrinde kavminin eşcinsellikten dolayı Allah'ın gazabına uğrayıp helâk olduğunu biliriz. Son din islâmda yasaklı olmasına rağmen emeviler, abbasiler, selçuklular ve en son Osmanlılarda kimler kimler yok ki. Padişahlar, şairler,imamlar, şeyhülislam...
Kitapta detaylarıyla birlikte anlatılmaktadır. Evliya çelebi seyahatnamesinde, Erdebil kenti için Merali,gazali,nerkizi,güzeli, muğpeçe,mahbub,mahbube,ay yüzlü civanlari olan büyük bir şehirden bahsetmesi,
Fatih sultan Mehmedin Avni takma adıyla yazdığı şiirler eşcinsel olduğu iddialarına kaynaklık etmekte,
II.Beyazid, Yavuz sultan selim, II.selim,IV.Murad, ve III.selimin şiirlerinde de güzel delikanlılara aşklar anlatılır. Dukasin yazdigina göre fetih sonrası Fatih Notarasin oğlundan hoşlandığı ve babasından onu istemesi,
Cem sultanın saki ve mahbublarla zevk ve eğlenceye dayalı yaşam felsefesi,
Tahttan indirilerek hayatına son verilen genç osman oğlancılığin hedefi olmuş Yedikule zindanında çırılçıplak soyularak sayısı elliyi bulan yeniçerilerce ırzına geçildiği anlatılmaktadır.
Bununla beraber iki erkek arasında ki ruhsal aşk ta anlatılmış.
Mevlâna'nın aşık olduğu, Şems'in küçükken çok güzel çocuk olduğu ve ailesinin onu kötü kişilerin kem bakışlarından sakınmak için kadınlar arasında bulundurduğu yazılıdır. Şems, Mevlana'nın bağlılığını sınamak için önce bir mahbube, sonra da bir mahbub istemiş; Mevlâna da Şems'e mahbube olarak karısını, mahbub olarak oğlunu sunmuştur. Birbirine bağlı iki insan birbirlerini sınarken oglancilik üzerinden sınava çekilmekte herhangi bir tepkiyle karşılanmamaktadır. Burada Platon'dan beri hazları, şehveti dışlayan ve daha çok ruhsal bir birleşmeden doğan aşktan söz edilmektedir. Mevlâna 'nın puştun zevki zekerdir, diyerek cinsel şehveti kınadığı ve oğlanciliği da