İnsan kalbi sevginin yüksekliklerine tırmanırken ara sıra dinlense de nefret duygularının baş döndürücü hızla inişinde durup dinlendiği pek seyrek görülür.
Birbirlerinin acısını yatıştırmaya güçlerinin yetmeyeceğini, bu acıyı birbirlerine anlata anlata avunma bardağını boşaltmış olduklarını hepsi bilirdi. Yıllanmış karı kocalar gibi, birbirlerine söyleyecek hiçbir sözleri kalmamıştı artık.
Bronte Kardeşlerden Emily Bronte'un yazmış olduğu tek roman, iki kuşak süregelen bir hikayeyi anlatmakta. İki komşu ailenin birbiriyle etkileşimleriyle, İngiltere taşrasına misafirlik ettiğimiz oldukça sürükleyici bir eser. İngilteredeki taşra kültürünün izlerini bulabileceğiniz bu eserle aynı zamanda Victoria dönemi İngiltere'sine de bir yolculuk yapmış olacaksınız. Yarattığı, hastalıklara dayanamayarak sürekli genç yaşta ölen karakterlerinin bir benzerini yaşayan Emily Bronte'un özgeçmişini okursanız esere yaklaşımınızın daha iyi olacağını söyleyebilirim. Eserin konusuna geldiğimizde temelde aşk konusunun işlendiğini bununla birlikte, insan ilişkileri, intikam, hüzün gibi duyuların da işlendiğini söylemek mümkün. Aşka son derece cesur ve gerçekçi bir şekilde yaklaşarak, kuvvetli ve saplantılı denebilecek bir aşkın insan hayatını ve çevresindeki hayatları ne derece etkilediğini gözler önüne seren kitap, hayatınız boyunca nefret edeceğiniz kitap karakterlerini barındırıyor olabilir. Aradan yüzyıllar geçse dahi, güzel kurgulanmış ve doğal karakterleriyle evrensel bir konuya yaklaşan kitap her nesil okunacağa benziyor. Kurgulanan karakterlerin çok iyi analiz edilip çocukluğundan itibaren verilmesi okuyucunun ailedeki her bireyi iyice tanıyıp hayal etmesine olanak sunuyor . Karakterlerin eşsiz ve unutulmayacak özellikleriyle edebiyat tarihine geçecek bir takım roman karakterlerini barındıran bu eser klasikler arasında gösterilmeyi hak ediyor. Eserin diline geldiğimizdeyse oldukça akıcı, sürükleyici ve anlaşılır bir dili olduğunu söyleyebilirim. Bu sebeple çok kısa süre içerisinde bitirebileceğiniz bu kitabın bütün yaş gruplarına hitap ettiğini söylemek mümkün. Eserin bir diğer dil özelliğiyse anlatımın çoğunlukla birinci tekil şahısla yapılmasıdır. Ağırlıklı olarak