evren bir nesneler toplamı değildir, bir olaylar toplamıdır. Nesneler ile olaylar arasındaki fark, nesnelerin zaman içinde kalıcı olmasıdır. Olayların süresi sınırlıdır. Tipik bir 'nesne' örneği bir taştır; yarın onun nerede olacağını merak edebiliriz. Oysa bir öpücük bir 'olay'dır. Öpücüğün yarın nereye gideceğini merak etmenin bir anlamı yoktur. doğa taş ağlarından değil öpücük ağlarından oluşur.
daha dikkatli bakılacak olursa, aslında bir nesneye en çok benzeyen şeylerde, sonuçta uzun süren olaylardan başka şeyler değildir. En sert taş bile kimyadan, fizikten, mineralolojiden, jeolojiden, psikolojiden öğrendiklerimiz ışığında, aslında kuantum alanlarının karmaşık bir titreşimi, kuvvetlerin anlık bir etkileşimi, yeniden parçalanıp toza dönüşmeden önce çok kısa bir an için denge içinde, olduğu gibi kalmayı başarabilen bir süreç, gezegenin elementleri arasındaki etkileşimin tarihinde anlık bir bölüm, insanlığın Neolitik dönemlerinden bir iz, zaman hakkındaki bir kitapta yer alan bir örnek, bir ontoloji için bir metafor, algılanan şeyden çok bedenimizin algı yapılarına bağlı bir evren sınıflandırılmasının bir parçası ve gittikçe, gerçekliği oluşturan şu kozmik aynalar oyununun karmaşık bir düğümüdür.
Savaş bir nesne değildir, bir olaylar bütünüdür. Fırtına bir nesne değildir, bir olaylar Toplamıdır. Bir dağın tepesindeki bulut bir nesne değildir, rüzgârın azar azar dağı taşıdığı nemin yoğuşmasıdır. Dalga bir nesne değildir, suyun hareketidir, onu biçimlendiren su da hep farklıdır. aile bir nesne değildir ilişkiler, eylemler ve duygular bütünüdür. Peki ya insan? Kesinlikle bir nesne değildir; bir dağın üstündeki bulut gibi havanın, besinlerin, bilgilerin, ışığın, sözlerin vb. girip çıktığı karmaşık bir süreçtir.
doğayı, nesneleri değil, değişimi inceleyerek