mt

veritas vos liberabit
Kuantum mekaniği
Çok küçük boyutlarda geçerli olan kuantum mekaniği yasalarına göre, atom altı parçacıkların konumları ne kadar yüksek hassasiyetle ölçülürse, hızları o kadar az hassasiyetle bilinebilir(Heisenberg belirsizlik ilkesi); hem dalga hem parçacık özellikleri gösterirler; devinim sırasında belli bir yörünge izlemezler; Verilen bir durumdan diğerine geçerken gözlemeyen ara durumlar geçirirler. ancak her ne kadar kuantum fiziği atomlardan dnaya her şeyi nasıl çalıştığını açıklayabilse de, gerçekte neden böyle olduğunun cevabını veremez. Buradaki temel gizem, bir elektronun iki delikten aynı anda geçmesi diğer bir deyişle Schrödingerin kedisi paradoksudur. basit bir çift yarık düzeneği ; gözlemci hangi elektronun nereden geçtiğini gözlemezse girişim deseni oluşur, ama hangi elektronun nereden geçtiğini gözlerse girişim deseni oluşturmaz. yani Elektron sadece biz onu gözlemlediğimizde varlığa kavuşur gibi görünür.
Bilim
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
çevremizde gördüğümüz her şey, hava, su, ateş ve toprak bir metrenin on milyarda biri büyüklüğündeki atomlardan; atomlar kendilerinden on bin kat küçük çekirdek ile bir milyar kat küçük elektronlardan; çekirdek ise kendinden on kat daha küçük nötron ve protonlardan oluşmaktadır. atom çekirdeğindeki proton ve nötronlar da, temel parçacık olan kuarklardan meydana gelmektedir
Genel Görelilik Kuramı
uzay-zamanı bir çarşaf olarak düşünün ve kütleleri bu çarşaf üzerine yerleştirilmiş toplar olarak canlandırın. kütle ne kadar büyükse, çarşaf o kadar fazla bükülür ve böylece ışık ile zamanın akışı da o derece etkilenir. bükülmüş uzayda ışık eğri bir yol izler. bize ulaşan ışığı gördüğümüzde, aslında ışığın kaynağı olan cismin gerçek konumunu yanlış algılamış oluruz. çünkü ışık, kaynaktan bize doğru seyahat ederken başka bir kütleli cismin çekim alanı tarafından yön değiştirmiş, yani bükülmüştür. aynı şey zaman için de geçerlidir; kütleli cisimler tarafından bükülen uzay-zaman dokusu, zaman algımızı da etkiler. büyük bir kütlenin yakınında, zamanın akışı daha yavaşlar.
Bilim
Özel Görelilik Kuramı
Albert Einstein 'ın özel görelilik kuramı çerçevesinde, zaman ve mekanın birleşik bir yapı olan uzay-zaman içinde birlikte var olduğu düşünülür. bu teoriye göre, geçmiş, şimdi ve gelecek, uzay-zamanın farklı kesitleri olarak mevcuttur. yani, geçmişte yaşanan olaylar uzay-zamanda hâlâ bir yerde "kaydedilmiş" olarak duruyor ve bu bakımdan geçmiş hala "var" olarak kabul edilebilir. ancak bu, geçmişe fiziksel olarak geri dönüp müdahale edebileceğimiz anlamına gelmez. görelilik kuramı, geçmiş, şimdi ve geleceğin birbirinden kesin sınırlarla ayrılmadığını; bunların gözlemcinin hareket durumuna bağlı olarak değişebileceğini ifade eder. bu nedenle, farklı gözlemciler için zamanın akışı ve olayların sırası farklı algılanabilir.
Bilim
Özel Görelilik Kuramı
Örneğin güneş birden ortadan kalksaydı, bu şimdiki zamanda dünyada olanları etkilemezdi, çünkü güneşin ışığı veya kütle çekim etkisinin dünyaya erişmesi 8 dakika alır. Aslında evrene baktığımızda onu geçmişteki haliyle görüyoruz
Sayfa 13
Bilim