Sümeyye Acarkan

Sümeyye Acarkan

, bir kitap okudu
7/10
·244 syf.·
8 günde okudu
·
2025 2. kitabı
Malcolm Gladwell
7.8/10 · 10bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Biri ifrat diğeri tefrit….
Tarihçi David Arkash Rusların köylü atasözleri ile Çinlilerin köylü atasözlerini karşılaştırmıştır ve farklılıklar çok çarpıcıdır. Tipik bir Rus atasözü "Tanrı getirmezse, toprak vermez"der. Burada köylülerin kendi çabalarının yeterli olacağına inanmak için hiçbir nedenlerinin olmadığı, baskıcı feodal sisteme özgü tipik kadercilik ve karamsarlık söz konusudur. Diğer yanda, Arkash, Çin Atasözlerinin "çalışkanlığın, zekice planlamanın, özgüvenin ve küçük bir grupla işbirliği yapmanın zaman içinde karşılığını getireceği" inancıyla dikkat çektiğini yazıyor. İşte beş parasız Çinli köylülerin Çeltik tarlalarının kavuran sıcaklığı ve rutubetinden yılda 3000 saat çalışırken birbirlerine söyledikleri birkaç şey (bu arada, bu tarlalar sürüklerle doludur): "Kan ter olmadan yemek olmaz." "Çiftçiler meşgul; Çiftçiler meşgul; Çiftçiler meşgul olmasaydı kışı geçirecek tahıl nereden gelirdi?” "tembel adam kışın donarak ölür." "Yiyecek için Tanrı’ya değil, yükü taşıyan iki eline güven." "ürün istemenin yararı yok, her şey çok çalışmaya ve gübreye bağlı." "eğer bir adam çok çalışırsa, toprakta tembellik etmeyecektir." Ve hepsinden daha çok şey anlatan söz: "yılda 360 gün yataktan güneş doğmadan önce kalabilen hiç kimse ailesinin zengin etmekte başarısız olmaz."
Sayfa 193·Kitabı okudu
Alıntı
dünyada bu kadar mongongo varken neden bir şeyler ekelimki?
Tarih boyunca, pirinç yetiştiren insanların her zaman neredeyse diğer her tür çiftçiden daha fazla çalışmış olmalarına şaşırmamak gerek. Şu son cümle size biraz garip gelebilir, çünkü çoğumuz premodern dünyada herkesin gerçekten çok çalışmış olduğu gibi bir duyguya sahibiz. Ancak bu kesinlikle doğru degildir. Örneğin, bizler hepimiz bir yerde avci-toplayicilar soyundan geliyoruz ve söylenenlere göre avcı-toplayıcıların birçoğu son derece rahat, telaşsız bir yaşama sahipti. Botsvana’da, Kalahari Çölü’nde yaşayan ve bu yaşam biçiminin kalan son örneği (ve 'buşmen'lerden olan) !Kung kabilesi zengin meyve, kök ve kuruyemiş çeşitleriyle besleniyor; özellikle mongongo fıstığı bol miktarda bulunan, son derece besleyici ve proteinden yana zengin bir besin kaynağı. Bu insanlar hiçbir şey yetiştirmiyor; oysa bir şeyler yetiştirmek insanın zamanını alan bir iştir; hazırlık, ekim, yabani otların temizlenmesi, hasat, depolama. Hayvan da yetiştirmiyorlar. Erkek !Kung ara sıra avlanıyor, ancak daha çok spor olsun diye. Her şey hesaba katilirsa, !Kung kadınları ve erkekleri haftada yaklaşık 12 ila 19 saatten fazla çalışmıyor ; geri kalan zamanlarını dans ederek, eğlenerek, ailelerini ve arkadaşlarını ziyaret ederek geçiriyorlar. Bu da yılda en fazla bin saat çalısmaları anlamına geliyor. (Bir keresinde bir 'busmen'e halkının neden tarım yapmadığı sorulduğunda, şaşırmış ve şu yanıtı vermişti: "dünyada bu kadar çok mongongo fıstığı varken neden bir şeyler ekelim ki?")
Sayfa 190·Kitabı okudu
Tarım
Hepimiz kendimize özgü bir kişiliğe sahibiz. Ancak içinde büyüdüğümüz toplumun geçmişinden gelen eğilim, varsayım ve refleksler bu kişiliğin üzerinde yer almaktadır ve bu farklılıklar olağanüstü spesifiktir.
Sayfa 166·Kitabı okudu
Alıntı
Çok çalışmak, ancak hiçbir anlam taşımadığıdında bir hapis cezasıdır.
Sayfa 124·Kitabı okudu
Alıntı