Sternberg'e göre pratik zeka, "kime ne söyleyeceğini bilmek, bunu ne zaman söyleyeceğini bilmek ve maksimum etki için bunu nasıl söyleyeceğini bilmek" gibi seyler içeriyor. Bu yöntemseldir: Bir seyi, neden bildiğinizi bilmeden de, onu açıklayamadan da nasıl yapacağınızı bilmekle ilgilidir. Doğası gereği pratiktir: Bir başka ifadeyle, sadece bilgi olsun diye bilgi digildir. Durumları doğru okumanıza ve istediğinizi almanıza yardımcı olan bilgidir. Ve işin kritik yanı, IQ ile ölçülen analitik yetenek türünden ayrılan türde bir zekâ olmasıdır. Teknik terimleri kullanırsak, genel zekâ ve pratik zekâ"ortogonal"dır: Birinin varlığı diğerinin varlığını gerekli kılmaz. Analitik zekânız çok yüksek, pratik zekânız ise çok düşük ya da pratik zekânız çok yüksek, analitik zekânız ise biraz düşük olabilir ya da her ikisi de yüksek olabilir.
O halde pratik zekâ gibi bir şey nereden geliyor? Analitik zekanın nereden geldigini biliyoruz. En azından kısmen, genlerinizde olan bir sey.
IQ, bir ölçüde, dogustan gelen yetenektir. Oysa bilgi sosyal ustalıktır. Ögrenilmesi gereken bir dizi beceridir. Bir yerden gelmesi gerekir ve bu tür tavır ve yetenekleri alır göründüğümüz yer ailelerimizdir.