Her şeyin geçip gittiğine, yaşadıklarımızın geçmişte kaldığına kim inandırabilir bizi? Anılarımızı avuç dolusu su gibi her sabah yüzümüze çarpmanın işe yaramayacağına kim inandırabilir?
"Anılarımızdan başka her şeyimizi elimizden alabilirler" derler. İyi de mümkün olsa bile böyle bir gaspı kim ne yapsın?
Anılarımızın çoğu biz farkına varmadan terk eder belleğimizi; geri kalanları biz yeniden doldururuz, çevreye saçarız, şevkle abartırız, kapı kapı dolaşan seyyar satıcılar gibi methederiz, hikayemize kulak verecek birini ararız. İndirimli, yarı fiyatına.