Zihninin labirentlerinde gezinmeye başlamış biri için sadece duyu organları ile hissedilen bu dünya gerçekten var mıydı?
...gerçeğimizi her daim görebilenler değil miydi gerçek dostlarımız?
İzlerimiz değil miydi hayatın bizi süslemesi?
Bizi kendimizle en çok yüzleştirenler değil miydi en çok hırpaladıklarımız?
Hissettiklerimiz değil miydi cennetimiz ya da cehennemimiz?
Rüyalarımız değil miydi gönlümüzün eksikliğini çektiği imkânsızlıklarla buluşabildiğimiz tek yer?
Oysa paylaştığımız coşku değil miydi aile olmanın en büyük keyfi?
Hepsinin gözyaşları hayat, birbirlerini sıkıca kavradıkları parmakları cihattı!
En büyük devrim her şeye rağmen yaşamaktı. Gülmek ise her karanlığa şafaktı!