Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Nâzım’ın “Türk resminin yüzünü ak ediyorsun!” diye övgüler yağdırdığı, çok yönlü kültür insanı ve ressamdır Dino.
Çoğumuz onu Nâzım’ın şiirindeki “Mutluluğun resmini çizebilir misin Abidin?” mısrasıyla tanıyoruz. Bu soru üzerine de şöyle anlatır hislerini şâirin biricik Dino’cuğu :
“ O gün bugün, bu soru sökülüp atılması olanaksız bir biçimde bedenime yapışmış gibidir. Tabii, şiirinde bu soruyu sorarken, mutluluğun resmini yapamayacağımı biliyordu Nâzım. Bu mutluluk imgesi şiirde de olanaksızdı. Yaşanan günler buna izin vermiyordu.”
Abidin Dino’nun can yoldaşı ile mektuplaşmaları, yazıları, şiirleri...
Birçok eleştiri, övgü, sevgi, hasret, öfke, serzeniş, hayıflanma, fedakarlık temalarına şahit oluyorsunuz satır aralarında dolanırken.
Ve şunlar dökülüyor mavi gözlü deve dâir Abidin’in kaleminden:
“Unutur gibi oluyoruz, şâirin yaşantısı ve çağı ile ilişkileri ne olursa olsun, şâiri şiirlerinde aramalı, sözcüklerin çelişki ve uyum yapılarında, hayata hız ve anlam verme hünerlerinde.
Hafta geçmiyor ki dünyanın dört bucağından gelen, Nâzım Hikmet’in bir şiirsel yankısı olmasın.
Böylesi diri bir ölü nerde görülmüş!”
Ve kitabı kapattığınızda derin bir iç çekişle sayıklarken buluyorsunuz kendinizi:
“Böylesi diri bir ölü nerde görülmüş...”
“Böylesi diri bir ölü nerde ...”
“Böylesi diri bir ölü...”
“Bunalım aşama aşamadır; yıllar geçtikçe insan aynı şeye aynı biçimde tepki veremez. Koca bir yıl, bir solukta çekip gider sonra birden bir hafta gelir ki katlanmak, önceki on iki, yirmi dört, kırk sekiz aya katlanmaktan çok daha zor gelir insana.”