Pek çok ölmek vardır!
Yürümek gerekirken durmak, gitmek gerekirken kalmak, kalkmak gerekirken yatmak, görmek gerekirken gözlerini kapamak, konuşmak gerekirken susmak!
Ah susmak zorunda kalmak! Hep bir tür ölmektir...
Kimse bir baş soğanın kıymetini bilmiyordu.
İnsanlar ne ölene eskisi gibi üzülüyor, ne doğana eskisi gibi seviniyordu.
Hasretin de gurbetin de tadı kaçmıştı.