Küçük yaşlardan beri yazmaktan hoşlanan steinbeck ,hayatı boyunca edindiği deneyimleri ,gerçekçi bir dille kaleme almaya başladı.İşçilerin ve ırgatların yaşamları karşılaştıkları zorluklar ,yaşam koşulları na en çok değindi.Steinbeck gazap üzümlerini yazdığında Pulitzer ödülü kazandı.1962 senesinde başarı dolu yaşamı ve edebiyata olan katkılarından dolayı kendisine Nobel Edebiyat ödülü verildi. John Steinbeck in Türkçe'ye çevirilen eserleri; Altın Kupa Cennet çayırları Bilinmeyen bir Tanrıya Yukarı Mahalle Bitmeyen Kavga Fareler ve insanlar Kırmızı Midilli Uzun Vadi Gazap Üzümleri Ay Battı /Aysız geceler Sardalya sokağı İnci Aşk otobüsü Alev Cennetin doğusu Tatlı Perşembe Pippin 4'ün kısa süren saltanatı Şimdide kitabımızın arka kapağını yazmak istiyorum çünkü sadece benim incelemem yeterli olmaz; Fareler ve İnsanlar,birbirine zıt karakterlerdeki iki mevsimlik tarım işçisinin ,zeki George MİLTON ve onun güçlü kuvvetli ama akli dengesi bozuk yoldaşı Lennie SMALL ın öyküsünü anlatır.Küçük bir toprak satın alıp insanca bir hayat yaşamanın hayalini kuran bu ikilinin öyküsünde dostluk ve dayanışma duygusu önemli bir yer tutar.Steinbeck insanın insanla ilişkisini anlatmakla kalmaz ,insanın doğayla ve toplumla kurduğu ilişkileride konu eder bu destansı romanında.Kitabın ismine İlham veren Robert Burns şiirindeki gibi "En iyi planları farelerin ve insanların /Sıkça ters gider " John Steinbeck in adını gerçekten çok fazla duydum fareler ve insanlarıda çok okumak istiyordum ama bir türlü fırsat olmuyordu.Edebiyat öğretmenimiz istedi okumamızı.Ben kitabı elime aldığım gün bitirdim.O kadar güzel bir anlatımı vardiki okurken hiç zorlanmadım.Kitap 111 SF zaten kısa olduğundan dolayı kitap okumayı sevmeyenler bile okuyabilir.Yazar gereksiz detaya girmemiş kısa ve öz yazmış.Okuduğumda
Korkuyu Beklerken kitabını okumadan önce düşündüm. Ben Oğuz Atay'ı okumaya hazır mıyım diye? Kendi içimde bazı münakaşalarım oldu ve sonunda hazır olduğum kanısına vardım(Hazır mıyım gerçekten?). Ayrıca bu kitap Oğuz Atay'ın kalemiyle tanışmama vesile oldu. 8 düşündürücü hikâyeden oluşan bir kitap. Hikâyelerden kısaca bahsedecek olursak; 1- Beyaz Mantolu Adam Kendini insanlardan, dünyadan, yaşamdan ve konuşmaktan soyutlayan bir adamın hikâyesi.. 2- Unutulan Unutulan bir sevgilinin gün yüzüne çıkış hikâyesi.. 3- Korkuyu Beklerken Köpekten korkan, insansızlıktan korkan, kendinden korkan, düşünmekten korkan, yalnızlıktan korkan bir adamın korktuğu şeylerin başına geldikten sonra âdeta delirmiş hâle gelmesinin hikâyesi.. Aslında onun iç dünyasını uzun uzadıya yazabilirim. Ama yazsam da anlamazsınız, anlayamayız. Kendisi de diyor zaten hikâyede; "Beni anlamıyorlardı. Zararı yok. Zaten beni daha kimler anlamadı." 4-Bir Mektup Yalnızlıktan korkan yalnız adamın, bir mektuba içini dökmesinin hikâyesi... Not: Mektup Gönderilmedi. 5-Ne Evet Ne Hayır Siyah veya Beyaz varken Griliğin insanın hayatını nasıl alt üst ettiğinin hikâyesi... Ne Siyah Ne Beyaz, GRİ!! 6-Tahta At Pek bir şey anlamadım açıkçası. 7-Babama Mektup Yapayalnız kalan bir oğulun, ölmüş babasına benzediğini hissettikten sonra bir mektupla ona içini dökmesinin hikâyesi... 8- Demiryolu Hikâyecileri Başlığından anlaşılacağı gibi hikâyeciliğin yeterince değer kazanmamasına içerlenen bir demiryolu hikâyecisinin serzenişleri... Serzeniş diyorum çünkü öyle ki, son cümlesi şöyle bitti; "Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin acaba?" -------- Genel olarak hikâyelerin ortak noktası; Hayata ayak uyduramayanlar